YENİCE HÖYÜK

Yazar: TİMUR DEMİR

Oğuzeli ilçesi sınırlarında, Sacır Suyu vadisinde yer alan ve Geç Neolitik Dönem’den Orta Çağ’a kadar kesintisiz iskân görerek bölgenin kırsal yerleşim modelini yansıtan çok katmanlı arkeolojik yerleşim yeri.

Yenice Höyük, Gaziantep ilinin yaklaşık 30 kilometre güneydoğusunda, Oğuzeli ilçesi Doğanpınar köyü sınırları içerisinde yer alan ve Fırat Nehri’nin önemli kollarından biri olan Sacır Suyu’nun oluşturduğu vadide konumlanmış küçük-orta boyutlu bir arkeolojik merkezdir. Mevsimsel bir akarsu olan Yenice Deresi’nin Sacır Suyu’na katıldığı noktada yer alan höyük, yaklaşık 120 metre çapında olup, tepe noktası eski vadi tabanından 18 metre yüksekliktedir. 2013 ile 2018 yılları arasında, inşasına başlanan Doğanpınar Barajı’nın suları altında kalacak olması nedeniyle alanda Gaziantep Müze Müdürlüğü başkanlığında kapsamlı arkeolojik kurtarma kazıları gerçekleştirilmiştir.

Bölge arkeolojisi açısından Yenice Höyük, aynı vadideki kentsel bir merkez olan Tilbaşar’ın aksine, tarihsel süreç boyunca sürekli olarak "kırsal karakterli" bir yerleşim modeli sergilemesiyle öne çıkar. Sacır Suyu Vadisi’nde tüm kültürel evreleri kazı ile belgelenmiş olan, Tilbaşar’dan sonraki ikinci çok katmanlı merkez konumundaki Yenice Höyük, vadide sıkça rastlanan kırsal toplulukların oluşum süreçlerini, yerleşim pratiklerini ve kırsal üretim ekonomisini anlamada rol oynamaktadır. Kazılarda Geç Neolitik Dönem’den Orta Çağ’a kadar uzanan toplam 11 farklı kültür tabakası (Tabaka I’den XI’e kadar) tespit edilmiştir.

Höyükteki çalışmalar metodolojik olarak farklı stratejilere sahip dört ana alana (YNC 1, YNC 2, YNC 3, YNC 4) bölünmüştür. Güney yamaçtaki YNC 1 ve güneydoğu eteklerindeki YNC 2 alanlarında höyüğün stratigrafisine ve mimari evrelerine odaklanılmış, YNC 4 kuzey yamaçta kontrol amaçlı çalışılmıştır. YNC 3 ise höyük gövdesinin yaklaşık 100 metre uzağındaki seki üzerinde yer alan, özellikle Helenistik ve Geç Antik Dönem kırsal üretim alanını temsil eden 3 hektarlık bağımsız bir alandır.

Höyüğün en erken yerleşim evresi, Geç Neolitik - Erken Kalkolitik döneme (Tabaka XI) tarihlenmektedir. Erken Kalkolitik evrede (Tabaka X), bölgenin Mezopotamya ile bağlantısını gösteren Halaf ve Ubeyd boyalı seramik kültürleri ile birlikte kabın etrafını dolanan kesintisiz yivlere sahip yerel çizi bezeli çömlekler kullanılmıştır. Geç Kalkolitik’te (Tabaka IX) ise güney etkili Uruk kültürüne ait devrik ağızlı konik kâseler, mutfak kapları ve saklı astarlı formlar yerel kullanıma dâhil olmuştur. Bölge arkeolojisindeki kronolojik tartışmalardan biri olan Kalkolitik Çağ’dan Erken Tunç Çağı’na (ETÇ) geçiş süreci (Tabaka VIII), Yenice Höyük’te kesintisiz bir kültürel ve mimari evrim olarak belgelenmiştir.

Höyükteki en yoğun iskan ve buluntu grubu Erken Tunç Çağı’nda (Tabaka VIIB-VIIA) tespit edilmiştir. Nüfusun arttığı bu dönemde yerleşimciler höyüğün eğimli yamaçlarını teraslayarak çok odalı kerpiç yapılar, açık avlular ve sokaklar inşa etmiştir. ETÇ’nin geç evrelerinde (MÖ 2600/2500 sonrası), kavisli dış duvara sahip çok odalı özel bir yapı gün yüzüne çıkarılmıştır. Seramik buluntularının %60’a varan kısmını, kireç ve mika katkılı Yalın Basit Seramik (Plain Simple Ware) formları (kâseler, çanaklar, meyvelikler) oluşturmaktadır. Ayrıca, özenle boyanmış Saklı Astarlı Seramik (Reserved Slip Ware) ve yüksek ısıda fırınlanmış ince Metalik Seramik kaplar da bölgenin bu dönemdeki karakteristik üretimleri arasındadır.

Orta ve Geç Tunç Çağları (Tabaka VI-V), kentsel bir merkeze dönüşen komşu Tilbaşar’ın çekim alanı etkisiyle Yenice Höyük’te bir gerileme ve daralma dönemi olarak yaşanmıştır. Bu süreçte daha sade bir mimari anlayış görülmüş ve yerleşim muhtemelen mevsimsel tarımsal etkinliklerle sınırlı kalmıştır. Demir Çağı’nda (Tabaka IV) da kırsal doku devam etmiş; ancak höyük tepesinde bulunan Geç Tunç-Erken Tunç tabakalarını tahrip eden 5 metre çapındaki büyük bir çukurda açığa çıkan kabartmalı bir kült kabı ve YNC 2 alanında tespit edilen bazalt sütun kaideleri, dönemin sosyo-ekonomik dinamiğine ve gelişen taş işçiliğine ışık tutmuştur. Bazalt gibi ağır ve işlenmesi zor materyallerin kullanımı, civardaki siyasi organizasyonların kırsal bölgelerdeki yansımaları olarak değerlendirilmektedir.

Helenistik (Tabaka III) ve özellikle Roma (Geç ve Erken) dönemlerinde (Tabaka IIB-IIA), yerleşim sismik ve mekânsal ihtiyaçlar nedeniyle höyük gövdesini terk ederek YNC 3 olarak adlandırılan geniş düzlük alana taşınmıştır. Bu alanda, Roma İmparatorluğu’nun askeri ve siyasi güvenliği altında gelişen, yerel elitlerin örgütlediği tarımsal odaklı bir kırsal çiftlik sistemi (villa rustica) kurulmuştur. Ortaya çıkarılan 82 cm derinliğindeki mozaik zeminli zeytinyağı dinlendirme havuzu, ezgi taşları, pres kolu ağırlıkları, büyük pithoslar (depolama küpleri) ve mortarium parçaları; Geç Antik Çağ’da Sacır Suyu Vadisi’ndeki tarım endüstrisine ve işlik mimarisine dair veriler sunmaktadır.

Orta Çağ’da (Tabaka I), Arap, Bizans, Selçuklu ve Haçlı akınlarının yarattığı siyasi ortam ile güvenlik sorunları, kırsal üretim üzerinde olumsuz bir etki yaratmış ve yerleşim büyük ölçüde terk edilmiştir.

Günümüzde tamamen Doğanpınar Barajı’nın suları altında kalan Yenice Höyük, bölge arkeolojisinde genellikle büyük kentlerin gölgesinde ihmal edilen kırsal yerleşim dinamiğini, binlerce yıllık kesintisiz tarımsal peyzajı ve ekonomik örgütlenme süreçlerini literatüre kazandıran bir merkez olarak kayıtlara geçmiştir.

Kaynakça

Demir, T. (2022a). Doğanpınar Dam, Yenice Höyük rescue excavations. A. Engin & K. Görkay (Ed.), Archeology of Gaziantep from Prehistoric Times to the Late Antiquity içinde (ss. 113-129). Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü.

Demir, T. (2022b). Oğuzeli’nde kayalık alanların kullanımı. Yesemek Sempozyumu 2018, Eski Yakın Doğu’da Taş Ocakları, Heykeltıraşlık Atölyeleri ve Yesemek’in Yeri Yesemek 1. ve 2. Uluslararası Arkeoloji Sempozyumu Bildirileri içinde (ss. 161-177). Gazikültür Yayınları.

Demir, T., & Ekici, M. (2019a). Doğanpınar Barajı arkeolojik kurtarma kazıları Yenice Höyük 2016-2017 çalışmaları. 40. Uluslararası Kazı Sonuçları Toplantısı (Cilt 3, ss. 503-520).

Demir, T., & Ekici, M. (2019b). Yenice Höyük 2018 ve tabakalanmaya yönelik değerlendirmeler. 41. Uluslararası Kazı Sonuçları Toplantısı (Cilt 4, ss. 295-304).

Uysal, T., Ergeç, R., Demir, T., & Ekici, M. (2017). Gaziantep, Yenice Höyük 2015 yılı çalışmaları. 38. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, Bildiriler Kitabı, 253-272.