ŞARKLI MAĞARASI

Yazar: İSMAİL BAYKARA

Şehitkamil ilçesi sınırları içerisinde Dülük (antik Doliche) çevresinde yer alan, Alt Paleolitik’e tarihlenen stratigrafisi ve yontmataş buluntularıyla Anadolu’da erken insan yerleşimi, teknolojisi ve kronolojisini aydınlatan önemli bir prehistorik yerleşim ve araştırma alanı.

Bu madde 31 defa ziyaret edilmiştir.

Gaziantep’in yaklaşık 10 km kuzeybatısında yer alan Dülük (antik Doliche) çevresi, Anadolu Alt Paleolitiği açısından istisnai bir öneme sahiptir. Bu bölgedeki Şarklı Mağarası ve çevre teraslarda yürütülen araştırmalar hem stratigrafik hem de tipolojik veriler aracılığıyla Güneydoğu Anadolu’da Afrika’dan göçen insan hareketliliğin erken evrelerine ışık tutmuştur. 

Enver Yaşar Bostancı’nın 1946’dan itibaren sürdürdüğü yüzey araştırmaları ve sondajlar, Dülük çevresinde Alt, Orta ve Üst Paleolitik’e ait zengin bir taş alet grubunun bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmalar, Şarklı Mağarası’nı bölgesel kronoloji açısından anahtar bir merkez hâline getirmiştir. Bostancı, Dülük çevresinde gerçekleştirdiği araştırmalarda çok sayıda el baltası (biface), yonga alet ve çeşitli Paleolitik endüstrilere ait buluntular tespit etmiştir. Bu aletlerin Prechellien, chellien, Aşölyen (Acheuleen), Levalloiso-Mousterian ve daha geç evrelere uzanan bir kültürel süreklilik gösterdiği belirtilmektedir. Bu durum, Dülük teraslarının uzun süreli ve çok evreli bir yerleşim alanı olduğunu göstermektedir. Özellikle Alt Paleolitik’e ait el baltalarının yoğunluğu, bölgenin Aşölyen geleneği açısından güçlü bir merkez olduğunu ortaya koymaktadır.

Şarklı Mağarası’nda ilk sondaj kazısı, 11 Eylül 1971 tarihinde gerçekleştirilmiş; ikinci sondaj kazısı ise 7 Eylül 1982’de yapılmıştır. Bu kazılar, yüzey buluntularının ötesine geçerek stratigrafik veri elde etme amacını taşımıştır. Bostancı’nın temel hedefi, yüzeyde toplanan çok sayıdaki taş aletin kronolojik konumunu stratigrafik bağlamda belirlemek ve insan evrimiyle ilişkili fauna, flora ve iklim verileriyle birlikte değerlendirmektir. Dülük teraslarının jeomorfolojik özellikleri de bu bağlamda önemlidir. Bölge, karstik kalker oluşumları, lös birikimleri ve demir oksitli topraklarıyla dikkat çekmektedir. Löslerin mağaralarda kalın tabakalar oluşturduğu ve insan evrimi açısından önemli çevresel göstergeler sunduğu ifade edilmektedir. Bu jeolojik yapı, taş hammaddesinin (özellikle çakmaktaşı yumrularının) bol bulunmasına imkân vermiş, böylece Alt Paleolitik insan toplulukları için elverişli bir üretim ve yerleşim alanı oluşturmuştur.

Dülük buluntuları içerisinde özellikle dikkat çekici olan, Aşölyen evreye tarihlenen tipik bir iyi yüzeyli ok ucudur. Bostancı, bu buluntuyu, Anadolu’da şimdiye kadar bilinmeyen en erken Aşölyen ok ucu örneği olarak değerlendirmiştir. İki yüzlü (biface) teknikle işlenmiş bu alet hem morfolojik hem de teknik açıdan gelişkin bir yontma geleneğini yansıtmaktadır. Bu buluntu, yalnızca av teknolojisinin erken evrelerine değil, aynı zamanda bilişsel ve motor becerilerin gelişimine de işaret etmektedir. Bostancı’ya göre bu tür iki yüzeyli ok uçlarının varlığı, Dülükiyen Alt Paleolitik kültüründe avcılık tekniklerinin ileri bir düzeye ulaştığını göstermektedir. Bununla birlikte Dülük ve Gaziantep bölgesindeki Alt Paleolitik araştırmalar yalnızca tipolojik analizlerle sınırlı kalmamıştır. Minzoni-Deroche ve Sanlaville’in 1986–1987 yıllarında gerçekleştirdikleri yüzey araştırmaları, bölgedeki Paleolitik buluntuları jeomorfolojik teras sistemleriyle ilişkilendirerek kronostratigrafik bir çerçeve oluşturmayı amaçlamıştır. Fırat ve Nizip çayı boyunca farklı alüvyal teras seviyeleri tanımlanmış; bu teraslarla ilişkili endüstriler Orta ve Geç Aşölyen evrelerine tarihlenmiştir. Bu yaklaşım, Dülük buluntularının yalnızca yerel değil, Kuzey Suriye ile karşılaştırmalı bölgesel bir çerçevede değerlendirilmesine imkân sağlamıştır.

Gaziantep yöresinin Alt Paleolitiği üzerine yapılan bu çalışmalar, Anadolu’nun güneydoğusunun Levant ile kültürel ve teknolojik etkileşim içinde olduğunu göstermektedir. Minzoni-Deroche tarafından daha önceki araştırmaların çoğunlukla el baltası toplamaya dayalı ve stratigrafik bağlamdan yoksun olduğunu vurgulamış, bu eksikliğin sistematik teras analizleriyle giderilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda Şarklı Mağarası ve Dülük terasları hem yüzey hem de stratigrafik verileri bir araya getiren nadir alanlardan biridir.

Sonuç olarak Şarklı Mağarası ve Dülük çevresi, Anadolu Alt Paleolitik’inin kronolojisi, teknolojik gelişimi ve insan evrimi açısından temel bir referans noktasıdır. Aşölyen el baltası geleneğinin varlığı, erken av teknolojileri ve teras stratigrafisiyle ilişkilendirilen endüstriler, bölgenin Orta Pleistosen boyunca yoğun ve süreklilik arz eden bir insan yerleşimine sahne olduğunu göstermektedir. Şarklı Mağarası kazıları, yüzey buluntularını stratigrafik verilerle bütünleştirme çabası bakımından metodolojik bir dönüm noktası oluşturmuş; Dülükiyen kültürü ise Anadolu’da Alt Paleolitik araştırmaların özgün bir kavramsallaştırması olarak literatüre geçmiştir.

Kaynakça

Bostancı, E. (1975). İnsan evriminde okucu kültürü Anadolu'da Dülükiyen Alt Taş Kültüründe keşfedilen en eski Acheuleen devre ait tipik bir okucu. Anthropology, 09. 15-45.

Bostancı, E. Y. (1984). Dülük tas devrinde insan evrimi ve Mezolitik Şarklıan kültürü üzerinde bir araştırma Şarklı Mağara Kazısı. 5. Kazı Sonuçları Toplantısı: 49-64.

Kökten, İ. K. (1947). Bazı prehistorik istasyonlar hakkında yeni gözlemler. Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, 5(2), 223-36.

Minzoni-Déroche, A., Sanlaville, P. (1988). Le Paléolithique Inférieur de la région de Gaziantep. Paléorient, 14(2), 87-98.

Minzoni-Déroche, A. (1989). Gaziantep’te prehistorik araştırma 1987 misyonunun hazırlık sonuçları. 6. Araştırma Sonuçları Toplantısı: 591-4.