PANAMUWA I
Yaklaşık MÖ 790 ile 750 yılları arasında hüküm süren, Sam’al Krallığı’nın iç ve dış politikasında istikrar sağlayan ve Gaziantep ili, İslahiye ilçesi Kozdere Mahallesi ile Nurdağı ilçesi Gözlü Hüyük Mahallesi sınırları arasında bulunan Gerçin Höyük’te diktirdiği anıtsal heykelle bilinen erken dönem yöneticisi.
Babası
Qarli'nin (QRL) ardından tahta geçen I. Panamuwa, yaklaşık MÖ 790 ile 750
yılları arasında hüküm sürmüştür. I. Panamuwa, iktidarının başlangıcını ve
meşruiyetini doğrudan tanrılara dayandırır. Kendi yazıtında, panteonun önde
gelen tanrıları Hadad, El, Reşep, Rakkab-El ve Şamaş'ın onun yanında durduğunu
ve hükümdarlık asasını bizzat kendisinin ellerine verdiklerini ifade eder.
Tahta geçişinin ardından, babasının evindeki (hanedanlık içindeki) “kılıç ve
iftirayı” ortadan kaldırmayı başarmış, ülkesi Y’dy (Sam’al) barış getirmiştir.
Yazıtında anlattığına göre, kendi döneminde halk "yiyip içebilmiş",
krallıkta büyük bir tarımsal kalkınma, bereket ve bolluk yaşanmış, ayrıca yeni
kaleler ile köyler ve şehirler inşa edilmiştir.
İçerideki
bu refah ortamı, dışarıda izlenen pragmatik bir tarafsızlık politikasıyla
desteklenmiştir. I. Panamuwa’nın uzun ve barışçıl saltanatı, krallığın dış
düşmanların saldırılarından uzak kaldığını göstermektedir. Komşuları olan Fırat
krallıkları (Melid ve Kummuh) Urartu krallarının boyunduruğu altına girerken
Sam’al bu dönemde Urartu’nun ulaşabileceği sınırların dışında kalmış; aynı
zamanda Asurlulara veya onların düşmanlarına karşı kurulan hiçbir askerî
ittifaka katılmayarak devletini korumuştur.
Dışarıdan
istikrarlı görünmesine rağmen I. Panamuwa, krallığın geleceği ve kendi soyunun
devamı konusunda endişeler taşımaktaydı. Yazıtının ikinci yarısında, ilk
yarısındaki refah tasvirlerinin aksine, hanedan içerisinde taht üzerinde hak
iddia edebilecek kişiler arasında yaşanabilecek olası şiddet, komplo ve suikastlara
karşı ardıllarını uyarmıştır. Bu doğrultuda, kraliyet hanedanı içindeki
anlaşmazlıkların nasıl çözüleceğine dair hukuki bir rehber ve lanetleme
(beddua) formüllerinden oluşan yasal bir çerçeve bırakmıştır. Nitekim ölümünden
kısa süre sonra tahta geçen oğlu Bar-Sur’un kanlı bir saray darbesi sonucu
öldürülmesi ve bu olayın torunu II. Panamuwa’nın yazıtında (KAI 215)
belgelenmesi, I. Panamuwa’nın öngörülerinin gerçekleştiğini kanıtlamıştır.
I.
Panamuwa döneminden günümüze ulaşan en önemli arkeolojik ve epigrafik buluntu,
Sam’al başkentinin (Zincirli Höyük) yaklaşık 8 km kuzeyinde yer alan ve bir
kraliyet nekropolü işlevi gören Gerçin Höyük'te keşfedilen Hadad Heykeli
ve anıt yazıtıdır (KAI 214). 1890 yılında Felix von Luschan
başkanlığındaki Alman kazı heyeti tarafından gün yüzüne çıkarılan bu eser,
anıtsal bir Fırtına Tanrısı (Hadad) heykelidir.
Heykelin
üzerinde, Fenikece ile Eski Aramice arasında bölgeye has izole bir dil olan ve
literatürde “Sam’al Lehçesi” olarak adlandırılan dilde kazınmış 34 satırlık
uzun bir anma yazıtı bulunmaktadır. Metin, “Ben QRL’nin oğlu, Y’DY kralı
Panamuwa...” şeklinde başlamakta ve heykeli ebedî ikametgâhında Hadad için
diktiğini belirtmektedir.
Heykel
ve üzerindeki yazıt, Geç Hitit ve Arami inanç sistemindeki ölü kültüne dair
detaylar sunar. I. Panamuwa, kendisinden sonra tahta geçecek olan varisine
talimatlar vererek bu heykelin önünde cenaze ayinleri düzenlemesini ve Tanrı
Hadad’a kurbanlar sunmasını emretmiştir. Ritüelin odak noktası ise kurban
sunulurken edilen duadır. Varisinden, “Panamuwa’nın ruhunun (nbš / npš)
Hadad ile birlikte yemesi ve Hadad ile birlikte içmesi” için dua etmesini
istemiştir. Bu ifade, ölen kralın ruhunun salt soyut bir anı olarak değil,
doğrudan bu anıtsal heykelin içinde somutlaşarak tanrılarla birlikte cenaze
ziyafetine katıldığına işaret eder. Bölgedeki en eski Aramice nbš (ruh)
kullanımını belgeleyen bu eser, antik Yakın Doğu’da heykellerin yaşayan
varlıklar olarak algılanışını ve Babil’deki kispum (ölüleri besleme)
geleneğinin yerel bir varyasyonunu göstermesi açısından dikkate değerdir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Bonatz,
D. (2000). Das syro-hethitische Grabdenkmal: Untersuchungen zur Entstehung
einer neuen Bildgattung in der Eisenzeit im nordsyrisch-südostanatolischen Raum.
Philipp von Zabern.
Bonatz,
D. (2014). Art. (H. Niehr Ed.). The Aramaeans in Ancient Syria (s.
205-253). Brill.
Gibson,
J. C. L. (1975). Textbook of Syrian Semitic Inscriptions, Vol. 2: Aramaic Inscriptions.
Oxford University Press.
Niehr,
H. (1994). Zum Totenkult der Könige von Samʾal im 9. und 8. Jh. v. Chr. Studi
Epigrafici e Linguistici sul Vicino Oriente Antico, 11, 57-73.
Niehr,
H. (Ed.). (2014). The Aramaeans in Ancient Syria (Handbook of Oriental
Studies, Section 1: The Near and Middle East 106). Brill.
Tropper,
J. (1993). Die Inschriften von Zincirli (ALASP 6). Ugarit-Verlag.
Younger,
K. L., Jr. (2000). The Hadad inscription. (W. W. Hallo ve K. L. Younger, Jr.
Ed.), The Context of Scripture, Vol. 2: Monumental Inscriptions from the Biblical
World (s. 156-158). Brill.
Wartke,
R.-B. (2005). Samʾal: Ein Aramäischer Stadtstaat des 10. bis 8. Jhs. v. Chr.
und die Geschichte seiner Erforschung. Verlag Philipp von Zabern.