MAARİF KAHVESİ

Yazar: ALİ YÜCEL

Gaziantep’te Suburcu Caddesi üzerinde yer alan, 20. yüzyılın başlarından 1963 yılına kadar varlığını sürdüren; Maarif-i Mahalliye ile ilişkili kuruluş süreci, yazlık kahvehane yapısı, sosyal ve kültürel işlevleriyle kentin modernleşme dönemine tanıklık etmiş tarihî kahvehane.

Maarif Kahvesi’nin ne zaman inşa edildiğine dair kesin bilgiler mevcut değildir. Bununla birlikte 20. yüzyılın başında faaliyete geçtiğine dair bulgular bulunmaktadır. Kahvehanenin yapılışına ve adının kaynağına ilişkin Şakir Sabri Yener’in Gaziantep’in Yakın Tarihinden Notlar: Gazianteplilerin Maarife Hizmetleri adlı eserinde çeşitli bilgiler yer almaktadır.

Yener’in aktardığına göre 1895 yılında Halep vilayetine bağlı olan Antep kazasının maarif, yani eğitim kurumları da Halep’e bağlıydı. Antep’te küçük bir maarif şubesi bulunmaktaydı. Bu durum, Antep’teki eğitim kurumlarının geliştirilmesine gereken önemin verilememesine neden olmuştu. Bunun üzerine Antep halkı, dönemin mutasarrıfı Rifat Bey’in liderliğinde yerel bir Maarif Cemiyeti kurarak Antep’te eğitimin geliştirilmesi yönünde çaba göstermiştir. Cemiyet zamanla gelişmiş ve bağışlar sayesinde çeşitli gayrimenkulleri bünyesine almıştır.

Maarif Bahçesi olarak da anılan arazinin cemiyete kazandırılması, 1313/1897-1315/1899 yılları arasında Antep’te mutasarrıflık yapan İsmail Bey’in gayretleriyle olmuştur. Aslen XVI. yüzyılda Antep’te sancak beyliği yapmış olan Gergerizâde Keyvan Bey’in kurduğu Keyvanbey Vakfı’na ait olan bu arazi, vakfın o dönemdeki mütevellisi Bayramzade Mehmet Efendi ile mutasarrıf İsmail Fevzi Bey arasında yapılan bir anlaşma ile kullanım hakkı Maarif-i Mahalliye’ye gelir olarak verilmiştir. Arazi üzerine çeşitli dükkânlar ve kahvehane olarak kullanılmak üzere Maarif Kahvesi inşa edilmiştir. Bu anlaşmayı içeren şer‘iye sicili belgesi Cemil Cahit Güzelbey tarafından bulunarak özeti yayımlanmıştır. Belgenin aslı daha sonra arşivden tekrar bulunarak incelenmiş ve Maarif Bahçesi’nin kuruluşuna kadar uzanan olaylar silsilesi hakkında önemli verilere ulaşılmıştır.

Söz konusu belgeye göre, Şakir Sabri Yener’in anlattığı gibi yerel idareciler ile Bayramzade Mehmet Efendi arasında bir anlaşma yapılmıştır. Belgede Maarif Müdürü Kemal Bey’in adı geçmektedir. Yapılan anlaşmaya göre bu arazi üzerine beş dükkân ve bir ortaokul yaptırılması, beş dükkânın gelirinin de vakfa harcanması kararlaştırılmıştır. Ancak daha sonra okul yerine Maarif Bahçesi inşa edilmiştir. Anlaşmanın tarihi 17 Şaban 1305, miladi 1888 olduğuna göre, Maarif Bahçesi’nin kuruluşu da bunun birkaç yıl sonrasına denk gelmelidir. Buna göre bu olaylar, Şakir Sabri Yener’in verdiği tarihten yaklaşık on yıl önce gerçekleşmiş olmalıdır.

Uzun yıllar boyunca mal sahibi olarak Maarif-i Mahalliye Cemiyeti göründüğü için bu kahve, Maarif Kahvesi olarak anılmıştır. Şakir Sabri Yener’in iddiasına göre cemiyet bünyesinde Ermeni Antepliler de yer almakta olup zamanla ortaya çıkan Ermeni-Türk gerginliği sonucu Ermenilerin cemiyetten uzaklaştırılması için cemiyetin adı “Maarif-i Mahalliye-i İslamiye Cemiyeti” olarak değiştirilmiştir.

Konumu ve Fiziksel Özellikleri

Maarif Kahvesi, Antep’in en işlek yerlerinden birinde bulunmaktaydı. Kahve açılmadan önce bu alanın durumu oldukça farklıydı. Genellikle bostan olarak kullanılan arazi, kentin kenarında ıssız bir yer iken kahvehanenin açılmasından sonra kentin gelişmesine paralel olarak daha işlek bir hâle gelmiş ve kahvehanenin bulunduğu cadde bir cazibe merkezine dönüşmüştür. Kent merkezinde Atatürk Bulvarı, İstasyon Caddesi, Suburcu Caddesi ve Hürriyet Caddesi’nin kesişme noktasında bulunan bu yer, günümüzde hâlâ Maarif Kavşağı olarak anılmaktadır.

Maarif Kahvesi’nin fiziksel özellikleri, tanık anlatıları ve fotoğraflar üzerinden anlaşılmaktadır. Babası bir dönem burayı işleten Ali Nakipoğlu, Maarif Bahçesi’nin şehrin merkezi yerinde, dört yol çatında, yaklaşık iki-üç bin metrekare genişliğinde bir alanı kapladığını belirtir. Nakipoğlu’na göre bahçe üç bölümden oluşmakta, en büyük bölümü kahvehane teşkil etmekteydi. Kahvehaneye üç metre genişliğinde, beş-altı basamaklı bir merdivenle girilirdi. Bahçenin üç tarafı demir parmaklıklarla, bir tarafı ise duvarla çevriliydi. Kahvehanenin arkasında U şeklinde localarla çevrili yaklaşık elli kişilik bir yazlık sinema, en arka kısımda ise bir yazlık saz/gazino bulunmaktaydı. Bahçe içerisinde çok çeşitli ağaçlar yer almakta, özellikle söğüt ve akasya ağaçları dikkat çekmekteydi.

Gaziantep kültürü üzerine yazı ve araştırmalarıyla tanınan Cemil Cahit Güzelbey de Maarif Kahvesi’nin gerek Suburcu Caddesi gerekse Hürriyet Caddesi tarafında demir parmaklıklarının bulunduğunu yazmıştır. Güzelbey’e göre bahçede en çok salkım söğüt ve akasya olmak üzere çeşitli ağaçlar vardı. Salkım söğütlerin dalları parmaklıkların üstünden yola doğru uzanırdı. Ayrıca bahçenin güneybatı tarafında havuz biçiminde bir su taksim yeri bulunmaktaydı.

Tanık anlatıları ve fotoğraflardan anlaşıldığı kadarıyla Maarif Kahvesi’nin girişi kuzey yönüne bakmaktaydı ve üç tarafı parmaklıklarla çevriliydi. Çeşitli ağaçların bulunduğu kahve ve bahçesi, halk tarafından tercih edilmesinin başlıca nedenlerinden biriydi. Yazlık bir kahvehane olan Maarif Kahvesi, mart ayından başlayarak ekim sonuna kadar yaklaşık yedi-sekiz ay hizmet verirdi. Kahvede bir havuz da bulunmaktaydı. Bu özellikler, dönemin birçok kahvehanesinde görülen ortak niteliklerdendi.

Sosyal ve Kültürel İşlevi

Maarif Kahvesi’nin en önemli özelliklerinden biri, bir dönemin sosyal ve siyasal değişim sürecine tanıklık etmiş olmasıdır. Var olduğu dönem, yeni kurulmuş bir devletin kurumlaşma çalışmalarına ve modernleşme süreci içindeki toplumsal dönüşüme denk gelmektedir. Kahvehane, Cumhuriyet’in kuruluşundan önce de var olmakla birlikte asıl önemini Cumhuriyet döneminde kazanmıştır.

Genellikle eğitimli ve maddi bakımdan varlıklı bir sosyal gruba hitap eden Maarif Kahvesi, Cumhuriyet dönemi inkılâplarının yerelde takip edildiği ve uygulandığı ilk yerlerden biri olma özelliğine sahiptir. Halit Ziya Biçer, kahvehanenin hitap ettiği sosyal grubun genel profilini şöyle çizer: “Maarif Kahvesi’nin müdavimleri genelde bürokrat, eşraf ve aydın kimselerdi. Buraya gelen insanların çoğunun başında fötr şapkası, boynunda kravatı ve koltuğunun altında Cumhuriyet Gazetesi olurdu.”

Bir dönem Keyvanbey Vakfı’nın mütevelliliğini yapan Taylan Bayram ise Maarif Kahvesi’ne gelen insanların Atatürkçü ve maarife bağlı insanlar olduğunu, buranın insanların cemiyet adabını öğrendikleri bir yer niteliği taşıdığını belirtmiştir. Bu vurgu, Maarif Kahvesi’nin aynı zamanda bir toplumsallaşma aracı olarak kullanıldığını göstermektedir.

Maarif Kahvesi’nin ayırıcı özelliklerinden biri de kadınların da bu mekâna gelebilmesidir. Özellikle 1930’lu yıllardan sonra günün belli saatlerinde kadınların da kahveye geldiği fotoğraflardan anlaşılmaktadır. Ayrıca kahvehanede bir dönem kadın garsonların çalıştığı da söylenmektedir. Cemil Cahit Güzelbey bu konuda şunları yazmıştır: “Cumhuriyet’ten sonra bir ara kız garson kullanma Maarif Kahvesi’ni işletenler tarafından da rağbet gördü. Burada Mürüvvet adında güzel bir kız garsonluk ederdi. Yoldan geçenler başlarını Maarife doğru seyirterek geçerlerdi. Mürüvvet’in birçok aşkları olduğunu fakat kimseye yüz vermediğini duyardık.”

Maarif Kahvesi, kapalı toplum yapısından açık topluma doğru evrilen süreçte, modernitenin getirdiği kimi olguların kabul gördüğü mekânlardan biri olarak değerlendirilebilir. Geçmişten gelen kahvehane geleneği, bu mekânda dönemin ihtiyaçlarına cevap verecek biçimde reforme olmuş ve aynı zamanda yeni bir geleneğin başlangıcını oluşturmuştur. Maarif Kahvesi, 1963 yılında istimlak edilip yıkılmış; geriye büyük ölçüde bellekte kalan hatıralar kalmıştır.

Maarif Kahvesi’nden Anılar

Maarif Kahvesi konusunda hatıralarına başvurulan Ali Nakipoğlu, özellikle kahvehanenin içinde yer aldığı bahçenin güzelliğinden söz etmiş ve bu kahvenin insanların zaman geçirmek için oldukça elverişli bir yer olduğunu anlatmıştır. Nakipoğlu’nun aktardığına göre, particilik ilk çıktığı zaman Saadettin Çulcu adlı Birecikli, esprili bir kişi milletvekili olmak istemişti. Kahve sakinleri kimi zaman onu masanın üstüne çıkartır, nutuk attırır ve bu esprilerle hoşça vakit geçirirlerdi. Kahvehanede bir meydancı, yani baş garson; bir tömbekçi ve birkaç garson bulunurdu. Tömbekçi, nargile şişelerini temizler, tömbekiyi basar ve müşterilerdeki tömbekilerin iyi yanıp yanmadığını kontrol ederdi. Ali Nakipoğlu’nun “Maarif Kahvesi, Anteplilerin buluşma, toplanma ve konuşma yeriydi” sözü, bu mekâna verdiği önemi göstermektedir.

Taylan Bayram da Maarif Kahvesi’nden söz ederken çocukların buraya girmesinin yasak olduğunu; ancak bazı zamanlar babasıyla birlikte kahveye gittiğini ve kahvenin karşısındaki kebapçıdan ısmarladıkları paçaları içtiklerini anlatmıştır. Bayram’a göre o dönem Antep’inin bütün önemli insanları buraya gelir, çay ve kahve içer, sohbet ederdi. Gençliğinde fazla Antep’te bulunamadığını belirten Bayram, askerdeyken Maarif Kahvesi’nin yıkıldığı haberini aldığını, bu haberin kendisini çok üzdüğünü ve birkaç gün kendine gelemediğini ifade etmiştir.

Akten Köylüoğlu, Maarif Kahvesi ile ilgili bir hatırasında, dayılarının evinin Çukurbostan’da olduğunu; ne zaman dayısının evine gitse onu evde bulamadığını, gerektiğinde onu Maarif Kahvesi’nden çağırdıklarını ve kendisinin de onu birkaç defa çağırdığını hatırladığını söylemiştir.

Hamide Bakbak ise Maarif Kahvesi’nin kocaman ağaçlı, çok güzel bir kahve olduğunu anlatır. Bir dönem Maarif’in bir kısmının sinema, bir kısmının da yazlık gazino olduğunu belirten Bakbak, rahmetli eşinin kendisini ilk defa o sinemada gördüğünü, daha sonra evlendiklerini ve elli dört yıl mutlu bir hayat geçirdiklerini aktarır. Evlenmeden önce evlerinin tam Maarif’in karşısında olduğunu, evlenip oradan ayrılınca Maarif’ten gelen müzik seslerine çok hasret kaldığını belirtir.

Cemil Cahit Güzelbey, 1967 yılında “Maarif Kahvesi” adıyla yazdığı bir makalesinde kahveyi şu sözlerle anmıştır: “Maarif Kahvesi’nin eski günlerini düşündüğüm zaman bir zamanlar buranın sürekli müşterisi iken bugün aramızdan göçmüş bulunan nicelerini hatırlayarak derinden içim burkuluyor.”

Kaynakça

Bakbak, Hamide. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004

Bayram, Taylan. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004

Biçer, Halit Ziya. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004

Güzelbey, Cemil Cahit. Gaziantep Şer’i Mahkeme Sicilleri. 1. Cilt, Gaziantep 1966.

Güzelbey, Cemil Cahit. “Maarif Kahvesi-Maarif Bahçesi”. Gaziantep Kültür Dergisi  10, (1972): 177.

Germeyan, Abdülkadir. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004

Köylüoğlu, Akten. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004

Nakipoğlu, Ali. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004

Yener, Şakir Sabri. Gaziantep’in Yakın Tarihinden Notlar, Gazianteplilerin Maarife              Hizmetleri. Gaziantep 1958.

Yetkin, Hulusi. “Suburcu’dan Anılar”. Görüşmeci: Ali Yücel. Gaziantep Suburcu Caddesi’nin Tarihçesi (1930-1950), 33-40. Gaziantep: Gaziantep Üniversitesi Vakfı Yayınları, 2004