GÜLLÜOĞLU BAKLAVACI DÜKKÂNI

Güllüoğlu Baklavacı Dükkânı, Gaziantep’in tarihî çarşı dokusu içinde Kebapçı Güllü Çelebi’den Güllüzade Hacı Mahmut Ağa ve Güllü kardeşlere uzanan sürekliliğiyle, kebapçılık ve baklavacılık geleneğinin Uzun Çarşı, Elmacı Pazarı ve Hacı Nasır çevresindeki tarihî dükkân, fırın, ocak ve tezgâhlar üzerinden izlenebildiği geleneksel esnaf mekânıdır.

Çarşı esnafının Kebapçı Güllü Çelebi diye tanıdığı Hafız Hüseyin oğlu Mehmet Şerif’in bilinen ilk dükkânı, Uzun Çarşı’da Helvacı Pazarı’ndaydı. Halk arasında Boyacı Cami olarak da bilinen Kadı Kemalettin Camii Vakfı’na ait dükkânın arsası vakfa, üzerindeki bina ise mülk olarak Helvacı Halil’in kullanımına aitti. Helvacı Halil, bazı tamirat ve harcamalar yaptığı bu dükkânı bir yıl sonra cami mütevellisi Kanalıcızade Mahmut Ağa’nın amcası Molla Mustafa’ya kiraladı. Daha sonra dükkânı Bosnalı Mustafa’ya sattı. Mesleği kendisine lakap olan Kebapçı Güllü Çelebi, Uzun Çarşı’da bir tarafı Numan oğlu dükkânı, bir tarafı Gül Ağa dükkânı, bir tarafı harabe ve bir tarafı ana yol ile çevrili olan kebapçı dükkânını 1843 yılında, cami mütevellisi Kanalıcızade Mahmut Ağa huzurunda Bosnalı Mustafa’dan satın aldı.

Kebapçı Güllü Çelebi’nin 1843 yılında aldığı dükkânın, belgelerden anlaşıldığına göre Uzun Çarşı’da Güllüzade Hacı Mahmut Ağa’ya ait 158 ada, 35 ve 32 parselde yer alan iki dükkândan biri olduğu görülmektedir. 32 parseldeki dükkânın 1923 tarihli tapusunda, otuz beş yılı aşkın süredir kullanımında bulunan Güllüzade Mahmut Ağa’nın vefatı üzerine dükkânın eşi Hatice Hanım’a, oğullarına ve üç kızı Fatma, Afife ve Nuriye’ye kaldığı belirtilmektedir. Mirasçılar arasındaki anlaşma sonucunda hissedarlar, dükkân hisselerini Mehmet Sait, Ali, Mustafa ve Mahmut Güllü kardeşlere satmıştır. Aynı belgede dükkân alanının 30 arşın olması ve otuz beş yıl geriye gidildiğinde 1888 yıllarına ulaşılması, bunun sonradan alınan ikinci dükkân olduğunu göstermektedir.

1926 tarihli belgelerde 35 parseldeki dükkânın alanı eski ölçüyle 61 arşın/zira, yeni ölçüyle 35 m²; 32 parseldeki dükkânın ise eski ölçüyle 30 arşın, yeni ölçüyle 17 m² olarak gösterilmiştir. Her iki dükkânın 1950 yılı belgelerinde tahta kepenkli olduğu, mermer baklava tezgâhı ve kebap bacalarının bulunduğu, küçük olan dükkânda bardak altına tahta dokuz basamakla çıkıldığı belirtilmektedir. Bütün bu ayrıntılar, dükkânlarda kebabın yanında baklavanın da yer aldığını göstermektedir. Bir dönem çarşı esnafına kebap ve baklava zanaatıyla hizmet veren bu iki dükkân, 1962 yılında mirasçılar tarafından satılmıştır. 1966 ve 1967 yıllarında ise Kentsel Sit Alanı Koruma Amaçlı İmar Planı gereğince ulaşım akslarına yönelik genişletme çalışmaları sırasında yola terk edilmiştir.

Günümüzde, birçok dükkânın bulunduğu 158 ada kamusal alan çalışmalarına dâhil edilmiş olup Alaüddevle Camii yanında açık park alanı olarak çarşı esnafına, yerli ve yabancı turistlere hizmet vermektedir.

Elmacı Pazarı’ndaki tarihî dükkân, Arasa önü olarak bilinen yerin yakınında, Hacı Nasır Çeşmesi’ne bitişik olarak Kamalakzade Hasan Ağa tarafından yaptırılan 11 dükkândan biridir. Bu dükkânlar, Hacı Nasır Camii’nin sürdürülebilirliği için 1689 yılında kurulan vakfa bağışlanmıştır. Geleneksel mimari yapıda, yöre malzemesi olan keymıh taşı ile örülmüş duvarlarla birbirinden ayrılan bitişik 11 dükkânın cephesi düzdür. Bu 11 dükkândan sonra Nakîbüleşraf Kaymakamı Hacı Mustafa Çelebi tarafından yine taş malzemeyle yaptırılan ve 1726 yılında kurduğu vakfa bağışlanan sekiz dükkânın cephesi ise basık sivri kemerlidir.

Bilinen ilk işlevi nalbantlık olan, daha sonra kebapçı ve baklavacı olarak hizmet veren dükkânın taş işçiliğiyle yapılmış iki bacası bulunmaktadır. Bu hâlini Hacı Mahmut Güllü, kebap bacası olarak yaptırmıştır. Özgün biçimiyle günümüze kadar ulaşan bu ocaklar, dükkânın eski işlevini yansıtmakta ve yansıtmaya devam etmektedir.

Hacı Mahmut Güllü, Hacı Nasır İkinci Aralık’ta bulunan 33 ada, 9 parseldeki fırını 1951 yılında satın almıştır. Uzun süre 66 m² alana sahip bu fırın, imalathane olarak kullanılmıştır. 1996-1997 yıllarında ifraz, tevhit ve yola terk işlemleri görmüştür. Günümüzde baklavacı dükkânı olarak varlığını sürdürmektedir.