GAZİANTEP HALAYLARI
Gaziantep yöresinin coğrafi ve kültürel dinamikleriyle biçimlenen, düğün ve kutlamalarda davul-zurna eşliğinde topluca icra edilen geleneksel halk danslarıdır.
Dans, insanın beden aracılığıyla duygu, düşünce ve toplumsal deneyimleri
ifade ettiği ve sanatsal nitelik taşıyan en eski anlatım biçimlerinden biridir.
Tarihsel süreçte dans, dinsel, sosyal ve kültürel bağlamlar içinde gelişerek
farklı işlevler kazanmıştır. Bu gelişim doğrultusunda dans, toplumsal yaşamın,
ritüellerin, törenlerin ve geleneksel uygulamaların bir parçası hâline gelmiş;
eğlence, kutlama ve bir araya gelme biçimleri içinde önemli bir yer edinmiştir.
Belirli bir coğrafi alan içinde usul, makam ve ritim bakımından ortak
özellikler gösteren; yöreye özgü çalgılar eşliğinde icra edilen; hareket
düzeni, figür yapısı ve dizilim özellikleri açısından benzerlik taşıyan ve
icrada ortak bir tavır birliği sergileyen dans grupları tür olarak
adlandırılır. Bu türler, ait oldukları yörede yaygın biçimde icra edilir ve
katılımcılar arasında ortak bir duygulanım oluşturur. Bu türler içerisinde
halay, Anadolu’nun geniş coğrafyasında görülen ve toplu katılıma dayalı
yapısıyla öne çıkan bir halk dansıdır. Halay sözcüğü, Türk kültür tarihinde
alay, aley, aliy, bulay, buley, haley, halıy ve haliy gibi farklı biçimlerde
kullanılır. Bu adlandırmaların ortak anlamı bir araya gelme, birlikte hareket
etme, düzen içinde bulunma ve topluluk oluşturma düşüncesi etrafında
şekillenir. Bu yönüyle halay, toplu birlikteliği ifade eden kültürel
bir yapı niteliği taşır ve yöreye özgü figür, ritim ve tavır özellikleriyle
biçimlenerek katılımcılar arasında birlik duygusu oluşturur. Halaylar, biçimsel
olarak belirli bir sıra ve düzen içinde ilerleyen bölümler hâlinde düzenlenir.
Bu bölümler, hareket ve tempo özelliklerine bağlı olarak ağırlama, yeldirme,
yanlama, sıktırma, yaslama, kollama, ayrılma, zahma ve hoplatma gibi adlarla
anılır.
Halay, Gaziantep yöresinde yaygın olarak icra
edilen bir dans türü olup bölgedeki halayların oluşumu, göç hareketleri, iskân
süreçleri ve tarihsel-toplumsal dinamiklerle şekillenmiştir. Yörenin coğrafi
yapısı da bu oluşumda belirleyici bir unsurdur. Dağlık ve ovalık alanlar
arasındaki farklılık, adım kullanımı ve beden tavrında belirgin ayrışmalar
ortaya koyar. Sof Dağı ve devamında Kilis-Musabeyli ile Toroslara uzanan dağlık
kesimlerde parmak ucu kullanımına dayalı daha yükseltilmiş bir hareket
karakteri gözlenirken Nizip, Oğuzeli ve Karkamış çevresini kapsayan Barak
ovasında ayağın tabanına dayalı daha basık ve dengeli bir hareket düzeni öne
çıkar. Bu farklılaşma, bölgenin iklim özellikleriyle de ilişkilidir. Ovalık
alanlarda daha yumuşak geçişli hareketler görülürken dağlık alanlarda daha
güçlü ve belirgin basışlara dayalı bir tavır gelişmiştir.
Gaziantep yöresinde halayların sınıflandırılması, adım düzeni, ezgi ve
ritim gibi ortak yapısal özellikler esas alınarak yapılır. Bu sınıflandırma,
aynı grupta yer alan halayların yapı ve karakter bakımından benzer özellikler
göstermesi ilkesine dayanır. Bu bağlamda özellikle hareket düzeni ve ritim
yapısı, halayların karakterini belirleyen temel unsurlar arasında yer alır.
Nitekim yöredeki halay grupları, büyük ölçüde benzer hareket düzeni ve ritim
kalıpları etrafında biçimlenmiştir. Bu çerçevede halaylar, kabalar, düzler,
şirvaniler, galatalar, Arabiler, kırık hava halayları, maneler, hoplatmalar ve
delilolar olmak üzere çeşitli gruplar altında sınıflandırılır. Kabalar tüm
kabalar, yarım kabalar ve haleyler; düzler ise türkülü ve türküsüz örnekler
şeklinde alt gruplara ayrılır.
Yörede halaylar kadın, erkek ve karma gruplar tarafından icra edilir.
Kadınlar ve erkekler tarafından ayrı ayrı icra edilen halayların yanı sıra her
iki cinsin birlikte yer aldığı ortak bir repertuvar da bulunur. Bu farklılaşma
halayların adım düzeni, beden tavrı ve icra özelliklerinde belirli ayrımlar
ortaya koyar. Bu nedenle halaylar, yalnızca cinsiyete dayalı bir ayrımla değil,
icra ortamı ve yapısal özellikler dikkate alınarak ele alınır.
Gaziantep yöresi halaylarında geleneksel
kuruluş düzeni, toplu icranın biçimsel yapısını belirleyen temel unsurlardan
biridir. Yörede halaylar çoğunlukla yarım daire, daire ve düz dizi biçiminde
icra edilir. Bu dizilişler, katılımcılar arasındaki hareket birlikteliğini ve
icra yönünü düzenler. Halayların kuruluşunda tutuş biçimleri de belirleyici bir
yer tutar. Açık el tutuşu, kapalı el tutuşu, dirsek tutuşu ve omuzdan tutuş
yörede görülen başlıca tutuş biçimleridir. Bu tutuşlar, halayın hareket karakterini,
beden tavrını ve toplu icra düzenini doğrudan etkiler.
Gaziantep yöresi erkek halaylarında icra,
halay başı tarafından yönlendirilir. Halay başının elinde genellikle beyaz,
işlemeli bir mendil (yağlık) bulunur. Halay başı ile yanındaki katılımcı
arasında tutulan uzun bir poşu veya yağlık, halayın bütünlüğünü koruyan ve
hareket düzenini destekleyen bir unsur olarak kullanılır. Halay başının bu bağı
kopararak dizilişten ayrılması genel olarak tercih edilmez; ancak ritmin
hızlandığı bölümlerde, halay başının kısa süreli doğaçlama adımlar için öne
çıkması mümkündür.
Halay başı, icranın başlangıcında temel adım
düzenini belirler ve diğer katılımcılar bu düzeni takip eder. Dizilişin
sonundaki katılımcılar daha sade adım kalıplarıyla hareket bütünlüğünü
sürdürür. Bu yapı içinde halay başının el, kol ve ayak hareketleri daha
belirgin ve vurgulu bir karakter taşır. Sağ elde tutulan mendil, icra boyunca
baş üstünde titretilir ve bilek hareketleriyle kişiye özgü bir mendil kullanımı
ortaya çıkar. Bu kullanım beden hareketleri, baş ve mimiklerle birlikte halay
başının kişisel tavrının bir parçası hâline gelir.
İcra sürecinde davul ve zurna eşliği
belirleyici bir yer tutar. Çalgıcıların halay başı ile yanındaki katılımcı
arasında tutulan poşunun altından geçerek giriş ezgisini icra etmesi, halay
başına gösterilen saygının bir ifadesi olarak kabul edilir. Erkek halaylarında
katılımcılar, icra sırasında coşku ve heyecanlarını sözlü ünlemlerle dışa
vurur. Bu ünlemler, halayın ritmik yapısıyla uyumlu biçimde icraya eşlik eder.
Gaziantep yöresi kadın halaylarında diziliş
ve tutuş biçimleri, icranın yapısal özelliklerini belirleyen temel unsurlar
arasında yer alır. Kadın halayları yalnızca kadınlardan oluşan gruplar hâlinde
icra edilebildiği gibi düğün ve benzeri toplu etkinliklerde kadın ve erkek
katılımcıların birlikte yer aldığı karma dizilişler şeklinde de görülür. Bu tür
dizilişlerde erkekler genellikle halayın başında, kadınlar ise devamında yer
alır ya da akrabalık ilişkilerine bağlı olarak yan yana dizilimler oluşur. Kadın
halaylarında tutuş biçimleri çoğunlukla açık el tutuşu ve kapalı el tutuşu
şeklinde görülür; yalnızca kadınlardan oluşan dizilişlerde ise dirsek teması ve
küçük parmakla kurulan bağlantılar yaygın olarak tercih edilir. Bu tutuş
biçimleri, halayın hareket düzeni ve beden tavrını doğrudan etkiler.
Kadın halaylarında icra, toplu hareket
düzenine bağlı bir bütünlük içinde gerçekleşir. Halay başı, yöre tavrını en iyi
yansıtan ve icrayı yönlendiren kişi olarak öne çıkar. Genel olarak dizilişten
ayrılmadan hareket eder ve temel adım düzenini diğer katılımcılarla birlikte
sürdürür. Halay başının bir ya da iki elinde genellikle renkli veya beyaz,
işlemeli ve pullu mendiller bulunur. Her iki elde mendil bulunduğu durumlarda,
diziliş bütünlüğünü korumak amacıyla yanındaki katılımcıyla temas sürdürülür.
Mendil kullanımı, kol hareketleriyle birlikte ritimle uyumlu bir ifade biçimi
oluşturur ve halay başının kişisel tavrının önemli bir parçasını oluşturur.
Mendillerin ucu düğümlenerek tutulması ya da parmağa sarılarak döndürülmesi
gibi farklı kullanım biçimleri görülür. Bu hareketler, ritimle uyumlu olarak
titreşimli ve döngüsel bir karakter kazanır.
Kadın halaylarında hareket karakteri, erkek
halaylarına kıyasla daha kontrollü ve sınırlı adım kullanımıyla belirginleşir.
Bu nedenle ayak hareketleri görece daha sade kalırken kol ve el hareketleri
icrada daha belirgin bir ifade alanı oluşturur. El ve kol hareketleri, kimi
zaman halay başı tarafından öne çıkarılırken, kimi zaman tüm katılımcılar
tarafından eş zamanlı olarak gerçekleştirilir. Kadın halaylarında
katılımcılar, icra sırasında coşku ve heyecanlarını mâni söyleyerek ve zılgıt
yoluyla ifade eder. Toplu coşkuyu simgeleyen zılgıtlar, ritmik yapıyla uyumlu
biçimde icraya eşlik eden sözlü ve sesli ifade unsurlarıdır. Bu ünlemler
çoğunlukla erkek halaylarında dile getirilen nara türü seslenişlerin ardından
karşılık olarak ortaya çıkar. Gaziantep yöresinde kadın halayları, “Yağlık Kenarı”,
“Şekeroğlan”, “Zellocan”, “Hallüme”, “Zennube” ve “Teze Gelin” gibi farklı
adlarla bilinen örnekleri içerir ve genellikle belirli bir sıra ve geçiş düzeni
içinde icra edilir.
Gaziantep yöresi halayları içinde yer alan kabalar, kendi içinde tüm
kabalar ve yarım kabalar olmak üzere iki ana gruba ayrılan bir halay türüdür.
Gaziantep yöresinde halayların icrası çoğunlukla tüm kaba ile başlatılır. Tüm kabalar, ağır
tempolu bir başlangıç karakteri gösterirken yarım kabalar daha hızlı ve akıcı
bir hareket yapısına sahiptir. Her iki türde de hareket düzeni belirli bir
hızla başlayıp aynı karakterde sonlanır. Kabaların yapısı, yürüme ve gezinme
bölümlerinin belirli bir sıra içinde tekrarlandığı bir hareket düzenine
dayanır. Bu yapı içinde ritimle ilişkili olarak gerçekleştirilen çökme
hareketleri, kabalara özgü ayırt edici unsurlar arasında yer alır.
Kabalar, yüksek icra becerisi gerektiren
halaylar arasında yer alır. Bu nedenle, her halay başı tarafından icra
edilemediği gibi davul ve zurna icracılarından da ileri düzey ustalık beklenir.
İcra sürecinde, halay başı ve ona eşlik eden sınırlı sayıda katılımcı etkin rol
alırken dizilişte yer alan diğer katılımcılar çoğunlukla izleyici konumunda
kalır. Kabaların temel ritim
ve hareket yapısı korunmakla birlikte, icra doğaçlamaya açıktır. Halay başı,
yöresel tavrı ve hareket kalıplarını koruyarak kişisel doğaçlama unsurlar
sergileyebilir. Bu doğaçlama yapı, davulun ritmik süslemeleri ve zurnanın
ezgisel çeşitlenmeleriyle birlikte kabaların karakteristik icra biçimini
oluşturur.
Düzler, Gaziantep yöresinde yaygın olarak
görülen halay türleri arasında yer alır. Bu halaylarda icra, sade ve
gösterişten uzak bir hareket düzenine dayanır. Karakter olarak ağır tempolu bir
yapı sergileyen düzlerde, hareket çeşitliliği sınırlıdır ve genel icra boyunca
belirli bir düzen korunur. Halay başının belirli bölümlerde gerçekleştirdiği
doğaçlama hareketler dışında, katılımcıların adım düzeni büyük ölçüde tekdüze
bir yapı gösterir.
Gaziantep yöresi düz halaylarında icra
sırasında uzun hava türünde türküler önemli bir yer tutar. Bu bölümlerde
katılımcılar, adım düzenini daha sade ve belirginliği azaltılmış hareketlerle
sürdürerek dinlenme niteliği taşıyan bir icra gerçekleştirir. Türkü icrası
sırasında zurna, ezgisel geçişlerde eşlik eder. Sözlü bölümün tamamlanmasının
ardından davul ve zurna eşliğiyle halay yeniden belirgin ritim ve hareket
düzenine kavuşur. Düz halaylarda icra edilen bu türküler, Barak, Düden ve
İskân ağızlarına özgü uzun hava örneklerinden oluşur. Bu repertuvar, İskân
havaları ve Barak olarak adlandırılan türkü gruplarını içerir.
Şirvani, Gaziantep yöresi halay kültüründe
hem bir icra tavrını hem de bu tavra bağlı halay örneklerini ifade eden bir
kavramdır. İcra biçimi olarak Şirvani, orta hızlı ve akıcı hareket karakteriyle
ayırt edilir. Bu kapsamda Şirvani, Aşey Şirvanisi, Barazi, Com, Kırıkhan ve
İslahiye Şirvanisi gibi örnekler aynı grup içinde değerlendirilir ve hareket
düzeni ile ritim yapısı bakımından benzer özellikler gösterir. Şirvaniler canlı
ve hareketli yapılarıyla kadın, erkek ve karma halaylarda yaygın biçimde icra
edilir.
Galatalar, Gaziantep yöresi halayları içinde benzer icra ve hareket
özellikleri gösteren örnekleri kapsayan bir grup adıdır. Bu halaylar, kadın,
erkek ve karma gruplar tarafından yaygın biçimde icra edilir. Dört zamanlı ritim
yapısı üzerine kurulu olan galatalar, öne–arkaya salınımlı hareket düzeni ve
akıcı icra karakteriyle belirginleşir. Katılımcı sayısı bakımından geniş bir
kitleye hitap eden bu halaylar, yöredeki birçok halay türüne kıyasla daha
hareketli bir yapı sergiler.
Galataların yapısı, genellikle sallama ve gezinme olmak üzere iki ana
bölümden oluşur. Sallama bölümü, halayın tüm katılımcılar tarafından birlikte
sürdürülen temel hareket düzenini içerir. Gezinme bölümü ise katılımcıların
alkışla eşlik ettiği, halay başı ve sınırlı sayıda kişinin dizilişten ayrılarak
doğaçlama hareketler gerçekleştirdiği kısımdır. Bu bölümler, icra sürecinde
dönüşümlü olarak tekrar eder. Gezinme bölümündeki doğaçlama hareketler, ritmik
ve sözlü ifade bakımından manelere yakınlık gösterir.
Galatalar ve bu gruba yakın örnekler, yürüme
ve gezinme bölümlerinin yanı sıra bazı durumlarda çökme hareketlerini içeren
bir düzen içinde icra edilir. “Galata”, “Eski Galata”, “Halebi”, “Sallama”,
“Yağlık Kenarı”, “Küllük”, “Darbuze”, “Susam”, “Cezayir”, “Çoban”,
“Dallıbasma”, “Bülbülün Kanadı” ve “Gürsel”, yörede en yaygın görülen örnekler
arasında yer alır. Bu örnekler arasında bazı halaylar, özellikle “Darbuze” ve
“Susam”, hoplatma bölümleri içermesi bakımından diğerlerinden ayrılır. “Çoban”
ve “Bülbülün Kanadı” gibi örneklerde ise türkülü icra öne çıkar.
Gaziantep yöresinde halayların icrası, toplumsal yaşamın farklı
bağlamlarında ortaya çıkan işlevsel bir yapı sergiler. Bu icra biçimi özellikle
evlenme geleneği içinde belirginleşir. Çeyiz hazırlıkları, bayrak dikimi, kına
gecesi, düğün, gelin çıkarma ve gelin alma gibi aşamalar, halayların düzenli ve
yoğun biçimde yer aldığı başlıca tören alanlarıdır. Bu süreçlerde halay, tören
akışını düzenleyen ve katılımcılar arasındaki etkileşimi sağlayan bir unsur
olarak işlev görür. Bu tür etkinliklerde icra belirli bir düzen içinde
gerçekleşir. Halay başı hareket düzenini yönlendirir. Davul ve zurna icracıları
ritim ve ezgi yapısını belirler. Yörede “abdallar” olarak adlandırılan
müzisyenler icranın merkezinde yer alır. Def icracıları ve köçekler de bu
yapının parçasıdır. Böylece halay, farklı gruplarının bir araya geldiği
bütüncül bir icra alanı oluşturur.
Halaylar, evlenme törenlerinin yanı sıra bayramlar, şenlikler ve
mevsimsel etkinliklerde de icra edilir. Bu yönüyle halay, eğlence ve kutlama
işleviyle sınırlı kalmaz; topluluk içinde birlik ve aidiyet duygusunu
pekiştirir, sosyal dayanışmayı güçlendirir. Kültürel belleğin aktarımında
etkili bir araç olarak yöreye özgü tavır, ritim ve hareket düzenlerinin
kuşaklar arasında sürekliliğini sağlar. Bu bağlamda halay, Gaziantep yöresinde
toplumsal ilişkilerin kurulması ve sürdürülmesinde belirleyici bir kültürel
unsur niteliği taşır.
Gaziantep yöresi halk dansları içinde, toplu katılıma dayalı halayların
yanı sıra izleme ve gösterime dayalı seyirlik oyunlar da önemli bir yer tutar.
Bu oyunlar, belirli bir düzen içinde icra edilmekle birlikte, izleyici–icracı
ayrımının daha belirgin olduğu, bireysel beceri, çeviklik ve güç unsurlarının
öne çıktığı bir yapıya sahiptir. Çoğunlukla düğünler ve gece eğlenceleri gibi
toplu etkinliklerde ortaya çıkan seyirlik oyunlar, eğlence işlevinin yanı sıra
rekabet, gösterim ve topluluk içi etkileşim gibi unsurları da içerir. Bu
bağlamda sinsin, Gaziantep yöresinde seyirlik oyunlar içinde en belirgin
örneklerden biri olarak öne çıkar.
Sinsin sözcüğü, dansa uyum sağlama anlamıyla
ilişkilendirilir; sessiz hareket etme, saklanma ve sinsi davranma gibi anlam
alanlarıyla da bağlantılıdır. “Sin” sözcüğü, bazı bölgelerde mezarlık anlamında
kullanılır. Sinsin adı, ateşi kuvvetli bir ağaç türünü ifade eden bir
adlandırma olarak da bilinir ve kayın ağacının yerel adlarından biri olarak
geçer.
Sinsin, Türk halk dansları içinde seyirlik
oyunlar grubunda yer alan ve Anadolu’nun farklı bölgelerinde görülen bir ateş
dansıdır. Yerel uygulamalara bağlı olarak çeşitlilik gösteren bu oyun, toplu
katılıma dayalı halaylardan farklı bir icra yapısına sahiptir. Genellikle düğün
törenleri kapsamında, gece saatlerinde ve açık alanda, ateş etrafında kurulan
bir düzen içinde erkekler tarafından davul ve zurna eşliğinde icra edilir. İcra sırasında kaçma
ve kovalamaya dayalı hareketler belirleyicidir. Bireysel çıkışların öne çıktığı
bu yapıda, katılımcılar dönüş hareketleriyle birlikte çeviklik, güç ve
dayanıklılık sergiler. Bu yönüyle sinsin, rekabete dayalı bir hareket düzeni
içerir ve izleyici ile icracı ayrımının belirginleştiği bir yapı ortaya koyar.
Gaziantep yöresinde düğünlerde halay kurmak
yerleşik bir gelenektir. Kurulan halaylar, uzun diziler hâlinde sürdürülür ve
akşam saatlerine kadar devam eder. Sinsin, bu akış içinde halayın ortasında ya
da sonunda, gece saatlerinde ortaya çıkan bir seyirlik icra olarak yer alır.
İcra, köy meydanında büyük bir ateş yakılmasıyla başlar. Davul, önce yavaş
tempoda tek bir ritimle çalınır ve bu ritim sinsine çağrı işlevi görür. Halay
dağılır, ateş çevresinde geniş bir halka oluşturulur. İlerleyen aşamada davul
ritmi hızlanır ve halkadan bir kişi çıkarak ateş etrafında tek ayak üzerinde
sekerek dönmeye başlar. Bir el yere yöneltilir, diğer el yukarı kaldırılarak
göğe doğru tutulur. Bu süreçte, katılımcılar arasında kovalamaya dayalı
karşılaşmalar gelişir. Kimi zaman çevreden bir kişi ortaya çıkan icracıya yönelir
kimi zaman da ortadaki kişi, seçtiği bir katılımcıyı işaret ederek karşılaşmaya
davet eder.
İcra süreci ilerledikçe sinsin, güç ve
çevikliğin öne çıktığı bir gösterim niteliği kazanır. El, kol ve beden
hareketleri belirli bir düzen içinde gerçekleştirilir. Yukarı kaldırılan el baş
üzerinde, avuç içi göğe dönük tutulur ve bilekten keskin hareketlerle sağa sola
çevrilir. Diğer el, aşağıyı işaret eder. Ateş etrafında dönülür, ateşe işaret
edilir ve zaman zaman ateşin üzerinden atlanır. Bu hareketler, Türk kültüründe
gök, ay, güneş ve ateşle ilişkili inanç ve arınma pratikleriyle bağlantılı bir
anlam çerçevesi içinde değerlendirilir. Günümüzde sinsin, geçmişteki yaygınlığına
kıyasla daha sınırlı ortamlarda görülmekle birlikte, düğün bağlamında ortaya
çıkan ve zaman içinde seyirlik nitelik kazanan bir icra biçimi olarak varlığını
sürdürür.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Ağır, M. (2010). Türk halk
danslarındaki dönüş figürü üzerine halkbilimsel bir inceleme. [Yüksek lisans
tezi], Gazi Üniversitesi.
And,
M. (2012). Oyun ve Bügü Türk Kültüründe Oyun Kavramı. Yapı Kredi
Yayınları.
Arslan, M. (2018). Türk halk
oyunlarından gabalar üzerine bir inceleme: Gaziantep ve Kilis yöreleri örneği.
[Yüksek lisans tezi], Gaziantep Üniversitesi.
Ataman, S. Y. (1975). 100 Türk
Halk Oyunu. Tifdruk Matbaacılık Sanayi A.Ş. Yayınları.
Eroğlu, T. (1999). Halk Oyunları
El Kitabı. Mars Basım Hizmetleri.
Gazimihal, M. R. (1991). Türk Halk
Oyunları Kataloğu I. Kültür Bakanlığı Yayınları.
Kılınç, Y. (2012). Gaziantep kültüründe halk oyunları. (M. E. Özmen Ed.).
Belgelerle Gaziantep (ss. 261-295). Bilnet Matbaacılık.
Örnek, S. V. (1971). 100 Soruda İlkellerde
Din Büyü Sanat Efsane. Gerçek Yayınevi.
Özbilgin, M. Ö. (1995). Türk halk oyunlarında tür ve biçim sorunu.
[Yüksek lisans tezi], Ege Üniversitesi.
Özbilgin, M. Ö. (2003). Zeybeklik kurumu ve zeybek oyunları. [Doktora
tezi], Ege Üniversitesi.