DEDE KARKIN OCAĞI

Yazar: İSKENDER KORKMAZ

Gaziantep’te yerleşik Alevi ocağıdır.

Bu madde 15 defa ziyaret edilmiştir.

Anadolu, Suriye ve Arabistan inanç coğrafyasında derin izleri bulunan, kökeni Vefaiye tarikatının kurucusu Ebü’l-Vefa el-Bağdadî’ye dayandırılan köklü bir Türkmen ocağıdır. Tarihsel kaynaklarda adı Kargın, halk arasında Garkın olarak da geçen bu yapı, aynı zamanda Oğuzların 24 boyundan biri olan Karkın boyu ile doğrudan bağlantılıdır. Elvan Çelebi’nin Menâkıbu’l-Kudsiyye fî Menâsıbi’l-Ünsiyye adlı eserinde Dede Karkın, Anadolu Selçuklu döneminin en nüfuzlu manevi liderlerinden biri olarak tasvir edilir ve Baba İlyas-ı Horasani’nin mürşidi olarak konumlandırılır. İcazetnamelere göre asıl adının Numan olduğu anlaşılan Dede Karkın, I. Alaattin Keykubat döneminde yaşamış ve devlet nezdinde büyük bir itibar görmüştür. Ocağın manevi merkezi tarihsel olarak Mardin’in Derik ilçesindeki Dedeköy ve Malatya’nın Zeyve köyündeki Sultan Yusuf Türbesi etrafında şekillenmiştir.

Ocağın Gaziantep ve çevresindeki varlığı, XVI. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir. Halep Türkmenleri içerisinde yer alan Karkınlılar, tarihsel süreçte “Oturak” ve “Göçer” Karkın obalarına ayrılmış; Rumkale, Ayıntap ve Besni hattında yoğunlaşmışlardır. Günümüzde Gaziantep’in Yavuzeli ve Araban ilçelerine bağlı Sarılar, Kızboğan, Hasanoğlu ve Kuzuyatağı köylerinde yaşayan topluluklar, kendilerini Dede Karkın Ocağı’nın talipleri olarak tanımlamaktadır. Özellikle Çepni boyuna mensup topluluklar üzerinde ocağın inanç önderliği oldukça belirgindir. XIX. yüzyılın başlarına ait icazetname ve hüccetlerde, Dede Karkın evlatlarından Cura Mehmet Baba ve Cafer Baba gibi isimlerin Hacı Bektaş Dergâhı tarafından bu bölgedeki Çepni cemaatleri üzerinde dedelik hizmeti yürütmek üzere yetkilendirildiğini doğrulamaktadır.

XIX. yüzyılda bölgede yaşanan inanç önderliği süreçleri, yoğun bir meşruiyet ve yetki mücadelesine sahne olmuştur. Dede Karkın Ocağı’nın ısrarla Hacı Bektaş Dergâhından onaylı hüccetler almasının temel sebebi, İmam Musa Kazım Ocağı’nın şehir merkezinden Çepni köylerine yerleşmesiyle ortaya çıkan hizmet alanı rekabetidir. Bölgede dedelik hizmeti yürüten iki ana koldan biri Malatya/Adıyaman (Yusufa köyü) kökenli Yusuf Dede Karkın ailesi, diğeri ise yerel Deveci oymağıdır. 1800’lerin başındaki kolera salgını ve Millî Mücadele sonrası yaşanan göçlerle sarsılan bu gelenek, 1960’larda Mamo Dede’nin Sarılar köyüne yerleşmesiyle yeniden canlanmıştır. Dede Karkın Ocağı’nın inanç önderliği ve cem hizmetleri, Gaziantep ve çevresinde hâlâ aktif olarak sürdürülmektedir.

Kaynakça

Akın, B. (2020). Kızılbaş Oğuzlar ve Şah İsmail’in Ana Yurdu Diyarbakır. Kitabevi Yayınları.

Aksüt, H. (2012). Aleviler. Yurt Yayınları.

Elvan Çelebi. (2014). Menâkıbu’l-Kudsiyye fî Menâsıbi’l-Ünsiyye (Baba İlyas-ı Horasânî ve Sülâlesinin Menkabevî Tarihi). (İ. E. Erünsal & A. Y. Ocak, Haz.). TTK Yayınları.

Kışlal, R., Yeşilyurt, A. (1999). Dede Kargın Şiirleri. Can Matbacılık.

Korkmaz, İ. (2022). Gaziantep Alevi Kültürü ve İmam Musa Kazım Ocağı. Paradigma Yayınları.

Ocak, A. Y. (2014). Ortaçağ Anadolusu’nda İki Büyük Yerleşimci/Kolonizatör Derviş Dede Garkın ve Emirci Sultan Vefaiyye ve Yeseviyye Gerçeği. Dergâh Yayınları.

Sümer, F. (1992). Çepniler. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları.