DEDE KARKIN OCAĞI
Gaziantep’te yerleşik Alevi ocağıdır.
Anadolu, Suriye ve
Arabistan inanç coğrafyasında derin izleri bulunan, kökeni Vefaiye tarikatının
kurucusu Ebü’l-Vefa el-Bağdadî’ye dayandırılan köklü bir Türkmen ocağıdır.
Tarihsel kaynaklarda adı Kargın, halk arasında Garkın olarak da geçen bu yapı,
aynı zamanda Oğuzların 24 boyundan biri olan Karkın boyu ile doğrudan
bağlantılıdır. Elvan Çelebi’nin Menâkıbu’l-Kudsiyye fî Menâsıbi’l-Ünsiyye adlı
eserinde Dede Karkın, Anadolu Selçuklu döneminin en nüfuzlu manevi
liderlerinden biri olarak tasvir edilir ve Baba İlyas-ı Horasani’nin mürşidi
olarak konumlandırılır. İcazetnamelere göre asıl adının Numan olduğu anlaşılan
Dede Karkın, I. Alaattin Keykubat döneminde yaşamış ve devlet nezdinde büyük
bir itibar görmüştür. Ocağın manevi merkezi tarihsel olarak Mardin’in Derik
ilçesindeki Dedeköy ve Malatya’nın Zeyve köyündeki Sultan Yusuf Türbesi
etrafında şekillenmiştir.
Ocağın Gaziantep ve
çevresindeki varlığı, XVI. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe sahiptir.
Halep Türkmenleri içerisinde yer alan Karkınlılar, tarihsel süreçte “Oturak” ve
“Göçer” Karkın obalarına ayrılmış; Rumkale, Ayıntap ve Besni hattında
yoğunlaşmışlardır. Günümüzde Gaziantep’in Yavuzeli ve Araban ilçelerine bağlı
Sarılar, Kızboğan, Hasanoğlu ve Kuzuyatağı köylerinde yaşayan topluluklar,
kendilerini Dede Karkın Ocağı’nın talipleri olarak tanımlamaktadır. Özellikle
Çepni boyuna mensup topluluklar üzerinde ocağın inanç önderliği oldukça
belirgindir. XIX. yüzyılın başlarına ait icazetname ve hüccetlerde, Dede Karkın
evlatlarından Cura Mehmet Baba ve Cafer Baba gibi isimlerin Hacı Bektaş Dergâhı
tarafından bu bölgedeki Çepni cemaatleri üzerinde dedelik hizmeti yürütmek
üzere yetkilendirildiğini doğrulamaktadır.
XIX. yüzyılda bölgede
yaşanan inanç önderliği süreçleri, yoğun bir meşruiyet ve yetki mücadelesine
sahne olmuştur. Dede Karkın Ocağı’nın ısrarla Hacı Bektaş Dergâhından onaylı
hüccetler almasının temel sebebi, İmam Musa Kazım Ocağı’nın şehir merkezinden
Çepni köylerine yerleşmesiyle ortaya çıkan hizmet alanı rekabetidir. Bölgede
dedelik hizmeti yürüten iki ana koldan biri Malatya/Adıyaman (Yusufa köyü)
kökenli Yusuf Dede Karkın ailesi, diğeri ise yerel Deveci oymağıdır. 1800’lerin
başındaki kolera salgını ve Millî Mücadele sonrası yaşanan göçlerle sarsılan bu
gelenek, 1960’larda Mamo Dede’nin Sarılar köyüne yerleşmesiyle yeniden canlanmıştır.
Dede Karkın Ocağı’nın inanç önderliği ve cem hizmetleri, Gaziantep ve
çevresinde hâlâ aktif olarak sürdürülmektedir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Akın, B. (2020). Kızılbaş Oğuzlar ve Şah İsmail’in Ana Yurdu
Diyarbakır. Kitabevi
Yayınları.
Aksüt, H. (2012). Aleviler. Yurt Yayınları.
Elvan Çelebi.
(2014). Menâkıbu’l-Kudsiyye fî Menâsıbi’l-Ünsiyye
(Baba İlyas-ı Horasânî ve Sülâlesinin Menkabevî Tarihi). (İ. E. Erünsal
& A. Y. Ocak, Haz.). TTK Yayınları.
Kışlal, R., Yeşilyurt,
A. (1999). Dede Kargın Şiirleri. Can Matbacılık.
Korkmaz, İ. (2022). Gaziantep Alevi Kültürü ve İmam
Musa Kazım Ocağı. Paradigma Yayınları.
Ocak, A. Y. (2014). Ortaçağ Anadolusu’nda İki Büyük
Yerleşimci/Kolonizatör Derviş Dede Garkın ve Emirci Sultan Vefaiyye ve
Yeseviyye Gerçeği. Dergâh Yayınları.
Sümer, F. (1992). Çepniler. Türk Dünyası Araştırmaları
Vakfı Yayınları.