AYINTAP İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ

Yazar: CELAL PEKDOĞAN

1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanının ardından Ayıntap’ta kurulan, şehrin siyasî, sosyal ve kültürel hayatında etkili olan İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yerel teşkilatı.

Bu madde 32 defa ziyaret edilmiştir.

1908 yılının başlarına gelindiğinde Osmanlı Devleti’nin en ücra köşesinde, her şehir ve kasabasında mevcut düzene karşı başkaldırma hareketleri kontrol edilemeyecek boyutlara varmıştır. Ülkede oluşan bütün bu olumsuzluklar, iç ve dış baskılar sonucu Heyet-i Vükela (Bakanlar Kurulu), 23 Temmuz 1908 günü ve gecesi II. Meşrutiyet’i ilan eden mazbatayı imzalamışlardır. Mazbata, 24 Temmuz sabahı hükûmetçe tüm topluma duyurulmuştur.

Padişahın, hürriyeti ilan ettiği haberi Ayıntap kaza kaymakamlığı tarafından da resmen halka duyurulmuştur. İlandan bir gün sonra, 24 Temmuz 1908’de Ayıntap’ta Avukat Ali Rıza Bey ile Mennanzade Mustafa Bey’in yönetiminde Zerdalilik’te düzenlenen mitingde Avukat Ali Rıza Bey, Meşrutiyet’in halk idaresi olduğunu dile getirmiş ve sonra önde Türk bayrağı olduğu hâlde bu topluluk “Yaşasın hürriyet, yaşasın adalet, yaşasın müsavat (eşitlik), yaşasın uhuvvet (kardeşlik)” avazeleriyle coşkun bir sel gibi, bugünkü Atatürk Bulvarı yolu ile şehre doğru yol almaya başlamıştır. Uğurol Barlas, 1908’de hürriyet ilan edildiğinde Ayıntaplı gençlerin tarifsiz bir heyecan içinde olduğunu, Ayıntap’ta bir Hürriyet Haftası yapılmasının kararlaştırıldığını ve resmî makamların bu haftayı hem kendi aralarında hem de halkla beraber kutladığını söyler. Ayrıca hürriyet haftasını, Ayıntap’ta çeşitli okullarda okuyan gençlerin kendi aralarında da kutladığını belirtir.

Ayıntap’ta İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC)’nin kurulduğuna dair bilgilere kendisi de ittihatçı olan Celal Kadri Barlas’ın ifadelerinden ulaşılabilmektedir. Celal Kadri Barlas, ülkenin her yerinde olduğu gibi Ayıntap’ta da cemiyet toplantıları yapılmaya başlandığını ve toplantılara katılanlar arasında Cenanizade Ali Bey, Taşçızade Abdullah Efendi [Hoca], Tuzcuzade Hafız Ahmet Efendi, Kethüdazade Ahmet Muhtar Bey, Kethüdazade Hüseyin Cemil Bey [Göğüş], Hacı Hanefizade Abdullah Efendi, Iztırapzade Rıza Bey, Şefik Bey [Barlas], Cenanizade Rıza Bey, Nizipli Hacı Mehmet Efendi, Battal Beyzade [Budak] Tahir Bey, Istırapzade Celal Kadri Bey [Barlas], Daizade Hasan Sadık Bey gibi isimlerin olduğu bilgisini verir. Ayrıca Kanun-ı Esasi’nin ve hürriyetin ilan edilmesine çok sevinen bazı Ermenilerin de bu toplantılara alaka gösterdiğini belirtir. Özellikle Amerikan Koleji profesörlerinden Bezciyan Zenop, Silahyan Hırant Efendi, Kendirciyan Hosep Efendi gibi ileri gelenlerin İTC’ye girdiğini söyler. Bir kısım memurların da İttihat ve Terakki’nin toplantılarına katılmak suretiyle bu cemiyete temel kurduklarını sözlerine ekler. Cemiyet’in ilk reisinin Yüzbaşı Yahya Bey olduğunu ancak kendisinin bir ordu mensubu olması sebebiyle yerli bir sivilin seçilmesini münasip görerek bunu teklif ettiğini ve yapılan seçim neticesinde Ali Cenani Bey’in Cemiyet’e reis olarak seçildiğini, ikinci reisliğe ise Taşçızade Abdullah Efendi seçilmesi suretiyle Ayıntap İttihat ve Terakki Cemiyeti (AİTC)’nin kurulmuş olduğunu belirtir. Cemiyete bir bina tedarik etmek icap ettiği için ve o zamanki İstanbul’da, Selanik’te ve diğer şehirlerde böyle cemiyet binaları kulüp olarak adlandırıldığından Suburcu’ndaki karakol bitişiğinde, sekiz dükkânın üstündeki yerin, kulüp yeri olarak temin edildiği bilgisini verir. Bu nedenle o dönemde, halk arasında Ayıntap İttihat ve Terakki Kulübü olarak da bilinmektedir.

Celal Kadri Barlas’ın aktardığı bilgilere göre Ayıntap İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (Kulübü’nün) en etkin isimleri arasında Kethüdazade Hüseyin Cemil Bey [Göğüş], Cenanizade Rıza Bey, Istırapzade Celal Kadri Bey [Barlas], Daizade Hasan Sadık Bey vardır. Gün geçtikçe İttihat ve Terakki’ye girmek isteyenlerin sayısı artmıştır. Bu kulübün ve cemiyetin masraflarının teminini, başkan Ali Cenani Bey taahhüt etmiştir. Fakat zaman geçtikçe masrafı çeşitli şekillerle arttığından her azanın bir aylık ücret vermesi usulü kabul edilir. Aylık ücret, gayet cüzi bir para olduğundan eksilen parayı yine başkan Ali Cenani Bey vermekte devam etmiştir. Ali Cenani Bey’in mebus seçilmesi üzerine ki Ayıntap, Halep’in kazası olduğu için bütün vilayetin mebuslarına Halep mebusları namı verilirdi, Cemiyet başkanlığına ikinci başkan Abdullah Efendi [Hoca] seçilir. Bütün bu aile, çeşitli şekillerde memlekete hizmet etmişlerdir.

AİTC mensupları arasında yerli siviller, vaziyete hâkim olmaya başladığını belirten Celal Kadri Barlas bunların başında Kethüdazade Ahmet Muhtar ve Hüseyin Cemil ve Iztırapzade Şefik Bey [Barlas], o zamanın daha birçok münevver gençleri mevcut bulunduğunu söyler. Muhtar Bey ile Hüseyin Cemil bütün ömürleri boyunca ittihatçılıktan ayrılmadıklarını ve bu yüzden de iyi veya kötü hadiselere hedef olduklarını anlatır. İTC kurulduktan sonra Ayıntap’ta âdeta bir fikir inkılabı zuhura geldiği, Cemiyete mensup bilgin kimselerin sıra ile her hafta konferanslar vermek suretiyle cemiyet hayatını bir fikir hayatı şekline soktuğu, İstanbul’dan gelen gazete ve mecmuaların okurları cemiyete yönelmeye teşvik ettiği, konferansların Cemiyet mensuplarını kulübe devam ettirmekte büyük rol oynadığı Barlas’ın verdiği bilgilerdendir. Barlas, AİTC’nin kuvvetli olmasından dolayı burada Hürriyet ve İtilaf Cemiyetinin kurulamadığını da belirtir.

Barlas’ın yazdıkları değerlendirildiğinde Ayıntap’ta, İTC’nin çalışmaları oldukça etkili olmuş ve kentte birtakım etkinlikler yapılmıştır. Bu etkinliklerde elde edilen para ile 1910 yılında Ayıntap’ta bir idadi (lise) açılması için şimdiki Akyol İlkokulu’nun bulunduğu yerde lise binasının temelini atıp inşaatını başlatırlar. Okul inşaatı tamamlanmak üzereyken paraları biter. İnşaata devam edebilmek için yeniden para ararlar, fakat bulamazlar. Bu yarım lise binasını önce zaman, sonra da Ayıntap savunması esnasında top ve tüfek mermileri tahrip etlmiştir.

II. Meşrutiyet’in ilanının getirmiş olduğu göreceli özgürlük ortamı, Ayıntap’taki basın ve yayın hayatına yeni bir ivme kazandırmıştır. Bu bağlamda 1908-1918 yılları arasında Ayıntap’ta, Palyaço (İttihatçı Sait Sabit Erel, Türkçe, 12 Eylül 1908-1909), Tiirktepe (Ayıntap İttihat ve Terakki Cemiyeti, Türkçe, 19 Ekim 1908, üç sayı), Rehnümâ (Türkçe-Ermenice, 1908-1909), Genç (İttihatçı Celal Kadri Barlas, Türkçe, 25 Kasım 1913-Aralık 1914), Ahali (Mustafa Asım, Türkçe, 1915, 4 ay süreyle), İmtiyaz (Mustafa Asım, Türkçe, 1916-?), Dünya Telgrafları (İttihatçı Ahmet Muhtar Göğüş, Türkçe, 1916-1918) gibi yayınlar yapılmıştır.

Bir yandan AİTC Başkanı Ali Cenani’nin 1908 seçimlerinde Halep mebusu seçilmesi, Balkan Savaşı sonrasındaki olumsuz durum, AİTC’yi de olumsuz yönde etkilemiş ve kurulmasında rol oynayan Ahmet Muhtar’ın [Göğüş] da I. Dünya Savaşı yıllarında İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC)’nin Bakırköy ve Fatih sorumlu kâtipliklerinde bulunmuş olması, AİTC’yi oldukça sarsmıştır. 1914 yılı başlarından itibaren AİTC’nin, herhangi bir etkinliği tespit edilememiştir. Ancak, Anadolu’nun işgal edilmesi projeleri ve eylemleri karşısında İTC direnişi örgütlemeye daha 1918 Kasım’ında başlamış, yerel Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin kuruluşuna öncülük etmiştir. Cemiyetin üyeleri yürüttükleri bireysel faaliyetlerle Anadolu’nun ceşitli yerlerindeki Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin çekirdeğini oluşturmuşlardır. Çünkü Mütareke’den sonra ülkede ve devletin her kademesinde İttihatçılık etkisini sürdürmüş, özellikle vilayetlerde en etkin siyasal hareket olduğunu göstermiştir. Nitekim Millî Mücadele’de yer alan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin 197 şubesinin 164’ü aynen İttihatçı kadrosudur. Dahası, Millî Mücadele dönemindeki İngiltere askerî istihbarat raporlarında "Mustafa Kemal önderliğindeki Kuva-yı Milliye, yeniden dirilmiş bir İttihat ve Terakki Komitesi’nden başka bir şey değildir." ifadesi kayda geçmiştir.

17 Aralık 1918’de İngilizlerin şehri işgal etmeleri üzerine Ayıntap İttihat ve Terakki Cemiyeti üyeleri bireysel olarak İngiliz işgalcileri vatanlarından atmak için, daha önce AİTC’nin başkanlığını yapmış olan Taşçızade Hoca Abdullah Efendi ve aynı Cemiyetin üyesi, Kethüdazade Hüseyin Cemil Bey [Göğüş] derhal harekete geçerek Hafız Şahin Efendi ve Kürt Hacı Osman Ağa, Mamat Ağazade Ali Efendi, tüccardan Ağazade Ali Ağa’nın evinde bir toplantı yapmışlardır. Ayıntap Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin ilk nüvesi, Aralık 1918’deki bu toplantıda teşkil edilmiştir. Ne var ki İngilizler hukuk dışı gerekçeler ileri sürerek heyetin önde gelenlerini tutuklamışlar; önce Halep’e, oradan Şam’a ve nihayet Mısır’daki esir kamplarına götürmüşler ve çok ağır işkencelerde bulunmuşlardır. Bu arada, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinden bahis ve Mustafa Kemal imzasını taşıyan birer mektup Ayıntap Mutasarrıflığına ve Belediye Başkanlığına ulaşmış, fakat mutasarrıf bu mektubu derhal İstanbul Hükûmeti’ne göndererek durumdan haberdar etmiştir. Ayıntap Tahrirat Müdürü, İttihat ve Terakki Fırkası Hicaz sorumlu eski kâtibi Ragıp Bey, Mustafa Kemal’den gelen ikinci mektuptaki istemleri, Liva İdare Meclisi Başkâtibi Maraşlı Avni Bey’e iletmiş ve Dr. Hamit Bey ile görüşülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Ragıp Bey, Dr. Hamit Bey’e Müdafaa-i Hukuk şubesinin Ayıntap’ta açılması için mutasarrıflık makamına bir beyanname vermesini önermiştir. Dr. Hamit Bey bunu yerine getirmiş, Ragıp Bey ve Eşref Bey ile birlikte, önce Eşref Bey’in evinde, sonra Ayıntap’ın en ücra köşelerinde gizlice halkı örgütlemeye başlamışlardır. Bu bağlamda ekseriyeti AİTC üyesi olan milliyetperverler, Mustafa Kemal’in gönderdiği Sivas Kongresi kararlarını uygulayarak bir gece Meclis-i İdare Başkâtibi Eşref Bey’in evinde toplanıp “Tahrirat Müdürü Ragıp Bey ile Jandarma Yüzbaşısı Esat Bey, Doktor Hamdi Bey, Ahmet Muhtar Bey, Alay Kâtibi Maraşlı Avni Bey, Meclis İdare Başkâtibi Eşref Efendi, Maraşlı Hoca Hamdi Efendi, Kevkepzade Abdürrezzak Efendi, Marakzade Şerif Ağa, Körükçüzade Ahmet Efendi”den tamamı Ayıntaplı olmayan bir “Heyet-i Mümessile”yi (Temsil Heyeti) ve tamamı Ayıntaplılardan oluşan “Heyet-i İdare”yi (İdare Heyeti) oluşturmuşlardır.

Ayıntap’taki milliyetperverler, Mustafa Kemal’in emirleri doğrultusunda, yukarıda sözü edilen “Heyet-i Mümessile” ve “Heyeti İdare”den oluşan Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Ayıntap Heyet-i Merkeziyesi’ni Ekim 1919 başlarında kurmuşlar ve telgraf memuru Mahmut Mahir Bey vasıtasıyla Sivas’ta bulunan Mustafa Kemal’e bildirilmesini sağlamışlardır.

Sivas Kongresi kararları gereği, yöreye gönderilen Kılıç Ali ile Pazarcık’ta yapılan toplantıya, Ayıntap’tan giden, eski ittihatçılardan Ahmet Muhtar Bey [Göğüş], Jandarma Komutanı Esat Bey, Tahrirat Müdürü İttihatçı Ragıp Bey, Hacı Halitzade Sadık Bey [Koçak], Kılıç Ali Bey’e şehrin savunması ile ilgili detaylı bilgi vermişlerdir. Kılıç Ali başkanlığında toplanan heyet, 27 semt teşkil etmiştir. Bu arada İngilizlerin esaretinden kurtulan AİTC üyesi Hüseyin Cemil Göğüş, Ayıntap’a dönmüş ve sıcak savaşın başladığı 1 Nisan 1920 tarihinden itibaren başyazarlığını AİTC üyesi Ahmet Muhtar’ın (M.T.) rumuzuyla yaptığı Ayıntap Haberleri gazetesini çıkarmıştır. Savaş ortamında yayımlanarak gizli dağıtılan ve halk üzerinde büyük bir etki yaratan gazete, Ulusal Kurtuluş Savaşı programının ateşli bir savunucusu olmuştur.

Ulusal kurtuluş programını Ayıntap’ta bizzat gerçekleştiren, yürüten ve Ayıntap Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kuran eski AİTC üyeleri, Ayıntap halkının kendi yurtlarında bağımsız yaşama hak ve istemlerinden doğan eylemlerini organize ederek uygulamış ve Ayıntap’ın 25 Aralık 1921’de düşman işgalinden kurtulmasında temel rol oynamışlardır. Örneğin, 9 Şubat 1921’de kentte Fransızlarla yapılan anlaşmada hiçbir AİTC üyesinin, dolayısıyla Ayıntap Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti üyesinin imzası bulunmamaktadır. 

Kaynakça

Barlas, C. K. (1963). İttihad Terakki Cemiyeti Gaziantep’te nasıl kuruldu?. Gaziantep’i Tanıtıyoruz, 2(2).

Barlas, U. (2004). Gaziantep Tıp Tarihi ve Kültür Araştırmaları. Hilmi Barlas Eğitim Vakfı.

Kopye defteri. (1906–1907). Cild-i evvel, 1 Mart Efrencî (ss. 166 vd.). 2 5 Rue Bonaparte, Paris. Osmanlı İttihad ve Terakki Cemiyeti Merkezi’nin 1906–1907 senelerinin muhaberat kopyası, Atatürk Kütüphanesi, Belediye Yazma, O. 30.

Kopye defteri: Cild-i sânî, 15 Teşrin-i sânî Efrencî [1907]. (1907–1908). İttihad ve Terakki Cemiyeti’nin 15 Teşrin-i sânî 1907–28 Mart 1908 senelerine ait muhaberâtının kayıt defteri. Türk Tarih Kurumu Yazmaları, No. 130.