ŞAHİN BEY (MEHMET SAİD)
Millî Mücadele’nin Güney Cephesi’nde Kilis–Antep hattında Kuva-yı Milliye kumandanı. (1877, Ayntâb – 28 Mart 1920, Elmalı Köprüsü civarı)
1877 (H.1293) yılında Ayntâb’ın Kurbanbostancı Mahallesi’nde doğdu. Asıl adı Mehmed Sait’tir. “Şahin” adını Millî Mücadele sırasında kullanmaya başlamıştır. Rüştiyede tahsil gördü; bir süre tabaklıkla meşgul oldu. Küçük yaşta babasını kaybetti. Askerlik hizmeti için Yemen’e gönderildi; burada başçavuşluğa kadar yükseldi. Yemen’de edindiği saha tecrübesi, küçük birlikleri zorlu coğrafyada sevk ve idare etme kabiliyetini geliştirdi. Aynü’l-Cebel mevkiinde kuşatılan birliğinde kumandanın şehit düşmesi üzerine teslimiyet eğilimine karşı çıkarak askerleri toparladı ve gece vakti birliklerini sarp bir geçitten çıkararak muhasarayı yardı. Bu hizmeti üzerine teğmenliğe terfi etti. Birinci Dünya Savaşı’nda Çanakkale, Romanya ve Filistin cephelerinde görev yaptı; Filistin’de esir düştü ve bir süre Mısır’da kaldı. Esaretten dönüşünde İstanbul üzerinden Birecik Askerlik Şubesi’nde görevlendirildi. Bu askerî birikim, 1920 başlarında Kilis–Antep hattında yürüteceği mücadelede belirleyici olmuştur.
Mondros Mütarekesi sonrasında Güney Anadolu’nun Fransız işgaline uğraması, Antep’i doğrudan bir cephe hattına dönüştürdü. Bu şartlar altında Antep’te teşkil edilen Heyet-i Merkeziye tarafından Kilis–Antep yolu Kuva-yı Milliye kumandanlığına getirildi. Görevi yalnız bir askerî vazife değil, şehrin kaderini belirleyen bir sorumluluk olarak kabul etti. Sahaya intikal eder etmez hattı askerî bakımdan inceledi; dar geçitler, hâkim sırtlar, köprüler ve yol kavşaklarını esas alan bir savunma tertibi kurdu. Çapalı, Kertil, Acar, Kantara ve Elmalı hattı savunmanın ana eksenini oluşturdu. Hattın her kesimi gözetim altına alınarak Fransız ilerleyişinin açık alanda değil, dar ve kontrol edilebilir bölgelerde karşılanması hedeflendi. Askerlik tecrübesi bulunanlar müfreze kumandanı yapıldı; gönüllüler disiplin altına alınarak belirli mevzilere yerleştirildi. Böylece dağınık çetelerden ziyade, belirli bir plan çerçevesinde hareket eden bir savunma düzeni tesis edildi.
1 Şubat 1920’de Beşgöz ile Elmalı Köprüsü civarında meydana gelen bir olay, hattaki gerilimin açık biçimde ortaya çıktığı ilk hadiselerden biri oldu. Bu tarihte Fransız birliğine ait olduğu zannedilen bir araç durdurulmuş ve araçta bulunan iki Amerikan vatandaşı öldürülmüştür. Olay kısa sürede diplomatik bir mesele hâline gelmiş, bölgede zaten yüksek olan gerginliği daha da artırmıştır. Bu hadise, Kilis–Antep yolunda yaşanan çatışmaların dış dünyada da dikkat çekmesine yol açan gelişmelerden biri olarak kaydedilmiştir.
Bu ortamda 3 Şubat 1920’de Kilis’ten Antep’e ilerleyen Fransız birliği Sinnap Suyu civarında baskına uğradı. Şiddetli çatışma sonunda Fransız kuvvetleri geri çekilmek zorunda kaldı. Bu başarı yalnız askerî bir sonuç doğurmadı; hattın psikolojik üstünlüğünü de Kuva-yı Milliye tarafına geçirdi. Çatışmanın hemen ardından Şahin Bey, Kilis–Antep hattındaki yaklaşık elli telgraf direğini söktürerek iki şehir arasındaki haberleşmeyi kesti. Böylece Fransız birliklerinin sevk ve idare imkânı daraldı; Antep’teki kuvvetler dış destekle koordinasyon sağlamakta zorlandı. Bu hamle, savunmanın yalnız silahla değil, haberleşme altyapısını hedef alan bilinçli bir stratejiyle yürütüldüğünü göstermektedir.
Sahadaki bu fiilî üstünlük, yazışmaların da tonunu belirledi. 11 Şubat 1920 tarihli mektubunda Fransız kumandanına hitaben Kilis–Antep yolunda asayişin kendi denetimi altında bulunduğunu bildirdi; Fransız askeri dışında herkesin güvenle seyahat edebileceğini ifade etti. Bu mektup, hattın kontrolünün fiilen Kuva-yı Milliye’de olduğunu ortaya koyan bir siyasi beyan niteliğindedir. Ancak yazışmalar çatışmaları sona erdirmedi.
18 Şubat 1920’de Fransız birlikleri hattı zorlayarak yeniden ilerleme teşebbüsünde bulundu. İki gün süren çarpışmalar sonunda Fransız birliği Kilis’e geri döndü. Bu başarısızlık, hattın geçici bir direnişle değil, planlı bir savunma sistemiyle tutulduğunu ortaya koydu. Bunun üzerine Şahin Bey 21 Şubat 1920’de ikinci bir mektup kaleme aldı. Bu metinde işgalin meşruiyetini reddetti; Fransızların bölgeyi terk etmesi gerektiğini belirtti ve Türk milletinin esareti kabul etmeyeceğini vurguladı. Bu ifade, mücadelenin askerî olduğu kadar millî bir kararlılık meselesi hâline geldiğini göstermektedir.
Şubat ayının sonuna gelindiğinde şehir içi direniş ile cephe hattı arasındaki bağ daha da güçlendi. 28 Şubat 1920’de Antep Heyet-i Merkeziyesi tarafından Fransız işgal komutanlığına verilen resmî nota, savunmanın kurumsal bir nitelik kazandığını gösterdi. Bu aşamadan sonra mücadele, yalnız kırsal hattın değil, bütün şehrin ortak direnişi hâline gelmiştir.
Mart ayı ise çatışmanın daha sert ve kapsamlı bir safhaya girdiği dönemdir. 8 Mart 1920’de Kilis’ten Antep’e yönelen yaklaşık üç yüz arabadan oluşan Fransız erzak koluna karşı düzenlenen baskın, Fransız ikmal düzenine ağır bir darbe vurdu. Sevkiyatın aksaması Antep’teki Fransız birliklerinin iaşe ve mühimmat durumunu zorlaştırdı. Bu gelişme, Fransız komutanlığını daha büyük bir kuvvetle hattı kesin olarak açma yönünde karar almaya sevk etti.
17 Mart 1920’de Seve Boğazı civarında yaşanan muharebe bu kararın ilk yansıması oldu. Boğazın dar ve kayalık yapısı savunmaya doğal avantaj sağlıyordu. Şahin Bey kuvvetleri mevzilerini araziye göre dağıtmış, yüksek kayalıkları ateş noktası hâline getirmişti. Fransız birlikleri dar geçitte toplu ilerleyemiyor, yan kollara ayrılmak zorunda kalıyordu. Topçu ateşi kayalık alanı baskı altına alsa da dağınık mevziler tamamen susturulamadı. Bu safha, Fransızların hattı çok büyük kuvvetlerle aşılabileceğini gösterdi.
24 Mart 1920’de Katma’dan Kilis’e büyük bir askerî sevkiyat yapıldığı bilgisi alındı. 25 Mart’ta Fransız Komutan Andrea yaklaşık 2.500 asker, 1.400 yük hayvanı ve 400 nakliye aracıyla Kilis’ten harekete geçti. Kuvvet üç tabur piyade, iki bölük süvari ve bir dağ topçu bataryasından oluşuyordu. Bu büyüklük, aylardır süren direnişi kesin biçimde sona erdirme amacını taşımaktaydı.
26 Mart sabahı başlayan taarruz, yoğun topçu ateşiyle desteklendi. Andrea önce hâkim sırtları ele geçirmeyi hedefledi. Acar Dağı’na yerleştirilen toplar savunma mevzilerini baskı altına aldı. Gün boyunca süren çarpışmalarda mevziler el değiştirdi; cephanenin sınırlı oluşu savunmayı zorlaştırdı. 27 Mart’ta muharebe Elmalı Köprüsü civarında yoğunlaştı. Köprü hattın kilit noktasıydı ve düşmesi hâlinde yol tamamen açılacaktı. Şahin Bey geri çekilme imkânına rağmen mevziiyi terk etmedi; elde kalan kuvvetlerle direnişi sürdürdü.
28 Mart 1920’de Elmalı Köprüsü civarında meydana gelen son çarpışmada şehit düştü. Andrea harekâtı sonucunda Kilis–Antep yolu Fransız birliklerine açıldı.
Şahin Bey’in Kilis–Antep hattındaki mücadelesi, sınırlı imkânlarla yürütülen planlı ve dirençli bir savunma örneğidir. Telgraf hatlarının kesilmesi, ikmal kollarına baskınlar ve dar geçitlerin kontrolü sayesinde Fransız ilerleyişi aylarca geciktirilmiştir. Elmalı Köprüsü civarındaki şehadeti, Güney Cephesi direnişinin sembol hadiselerinden biri olarak Antep savunması tarihindeki yerini almıştır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Abadie, M. Les Quatre Sièges d’Aïntab (1920–1921). Paris: Charles-Lavauzelle & Cie, 1922.
Abadie, M. J. J. Doğu Harekâtı Dör Ayıntap Kuşatması 1920–1921. Ed. Ahmet Özpay. Gaziantep: Şehitkâmil Belediyesi Kültür Yayınları, 2023.
Andrea, C. J. E. Levant Bölgesinde Askeri Yaşam. Ed. Ahmet Özpay. Gaziantep: Şehitkâmil Belediyesi Kültür Yayınları, 2023.
Başpınar Dergisi. Gaziantep 6, 59 (Nisan 1944).
Çay, Abdulhaluk. “Millî Mücadelede Gaziantep.” Şahinbey Semineri, O.D.A.Ü Gaziantep Makine Mühendisleri Odası, Gaziantep, 23 Aralık 1985.
Çay, Abdulhaluk - Yaşar Kalafat. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Kuvay-ı Milliye Hareketleri. Ankara, 1990.
Genelkurmay Başkanlığı. Türk İstiklal Harbi IV: Güney Cephesi – İngiliz ve Fransızların Güneydoğu Anadolu’yu İşgal Etmeleri, Millî Mücadele Hareketleri, Bu Bölgede Yapılan Muharebeler ve Revandiz Harekâtı. Ankara: Genelkurmay Basımevi, 2009.
Gömeç, Sadettin. Millî Mücadelede Gaziantep. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları, 1989.
Gürsel, Ali. “Millî Mücadele Döneminde Gaziantep Savunması ve Şahinbey.” Asia Minor Studies 1, 1 (2013).
Güngör, M. Birol. Antep Harbi. İstanbul: Eren Yayınları, 2004.
İnce, Halil İbrahim. Millî Mücadele’de Kilis. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi, 2015.
Kilisli Kadri. Kilis Tarihi. Neşr. Osman Vehbi. İstanbul: Bedreddin Matbaası, 1932.
Lohânizade, Mustafa Nureddin. İstiklâl Sevgisinin Âbidesi Gâzi’ayıntab Müdâfaası. Ed. Zeynel Özlü. Çev. Mehmet Sağlam. Ankara: Şehitkâmil Belediyesi Kültür Yayınları, 2020.
Özaslan, Ali. Askerî Harekât Yönüyle Antep Savunması. Gaziantep: Şehitkâmil Belediyesi Kültür Yayınları, 2022.
Öztürk, Ayhan. Millî Mücadelede Gaziantep. Kayseri: Geçit Yayınları, 1994.
Pamuk, Bilgehan. Bir Şehrin Direnişi: Antep Savunması. İstanbul: IQ Yayıncılık, 2009.
Pekdoğan, Celal. Gaziaden Gaziye Mustafa Kemal ile Muhaberat. Ankara: Sarıyıldız Ofset, 2014.
Saygılı, Hasip. Antep Harbine Yeniden Bakmak. İstanbul: Timaş Yayınları, 2022.
Ünler, Ali Nadi. Türk’ün Kurtuluş Savaşı’nda Gaziantep Savunması. İstanbul: Kardeşler Matbaası, 1969.
Uzun, Erol. “Savaş Alanları Turizmi Üzerine Coğrafi Bir Değerlendirme: Antep Savunması Örneği.” Doktora Tezi, Erzurum: Atatürk Üniversitesi, 2014.
Üzel, Sahir. Gaziantep Savaşı’nın İçyüzü. Ankara: Doğuş Ltd. O. Matbaası, 1952.
Yetkin, Hulusi - Mehmet Solmaz. Gaziantep Savunmasında Şehit Şahinin Yeri (Gaziantep Türkçülüğü). Gaziantep: Gaziyurt Matbaası, 1963.